Toplumu saran örgütlü cehalete, yobazlığa, takım tutma derecesinde tek parti sevgisine, peygamber sevgisinden öte tek adam sevgisine karşı az bir sürede kısıtlı imkanlarla ve akılalmaz baskılara rağmen toplumun önemli bir kesimine ulaşabilmiştir ve derdini eğip bükmeden en cahilin bile anlayabileceği şekilde iletebilmiştir. Bunu da 50-100 kişilik bir ekip ile değil birkaç kişi ve bir elin parmaklarını geçmeyecek tv kanalı ile başarmıştır.
Trt elbette ülkedeki tek kanal değildir ancak, köylerde veya ilçelerde* çanak anten kullananlarda en net görünen ve yaygın izlenilen bir kanaldır. Türkiye'nin resmi televizyon kanalıdır ve ne olursa olsun halkın üzerinde etkisi vardır. Eğer ilk turda kaybetmesinin sebebi araştırılacaksa trt'ye bakılmalıdır. Bu açıdan bakıldığında ise trt'yi basın açıklaması öncesi kovması manidardır.
Kısaca köylü ve küçük ilçelerdeki halk tv'de görmediği adamı kahvehanede konuşmaz. Kimse de bilmediği adama oy vermez. Kırsaldan (illerdeki gettolar da dahil) az oy almasının sebebi budur.
Muharrem Başkan'ım, en azından denedik, en azından bir şeyler başardık. Örgütlü cehaleti henüz yenebilen olmadı dünyada ama bir gün o da olacak. Eğer meslektaşlarımız papaz eriğini imam eriği yapmaktan öte projeler sergileyebilir ve eğitim hayatlarında kopyala-yapıştır ödevleri yüzleri kızarmadan teslim etmeyi bırakabilirse...