diyarbakır mitingi ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. şimdi bu adam hdp ile anlaşıp hdp aracılığıyla mitinge insanları davet ettirmedi, insanlar kendi iradeleriyle onun mitingine geldiler.
bakın bu insanlar yıllarca görmezden gelindiler, kültürleri, dilleri, iradeleri, kimlikleri inkar edildi. bunun için binlerce insan öldü. çıkıp "demirtaş'ı bırak" ya da "anadil eğitimi vereceğiz" diyen birine bile nasıl kapılıp geldiklerine bakın, zaten başından beri de bundan fazlasını istememişlerdi aslında.
devlet yıllarca medya aracılığıyla, istihbarat teşkilatı aracılığıyla kürtlerle iletişimi olmayanları kışkırttı, kürdüm diyenler öldürülüyordu, linç ediliyordu, terörist ilan ediliyordu. bırak kendi dilini konuşmayı, aksanlı konuştu diye bile linç edildi insanlar bu ülkede.
şimdi bunu hazmedemeyenler, kendi geçmişlerini unutanlar, bayrak üzerinden, şehitler üzerinden siyaset yapıyorlar. bakın bu devletin ve partilerin acizliğidir. insanlar genelde hassasiyetlerinin, duygularının sömürüldüğünün farkında olmuyor. hatta belki çoğunluk, bu sömürülme durumundan keyif bile alıyor.
bu devlet apo'yu kenya'dan getirirken uçakta apo ile pazarlık yapıyordu. o günden bu güne de apo'yu her türlü iş için kullandı. herkesin elinin altında youtube var, açıp izleyebilirsiniz apo ile yapılan pazarlıkları.
peki nasıl oluyor da bunlar görmezden geliniyor, ama hdp'liler muharrem ince'nin mitingine katıldı diye muharrem ince'ye "teröristlerle işbirliği yapıyor" falan denilebiliyor?
geçmişte nasıl kürt olmak, terörist olmakla eşdeğerdiyse, şimdi hdp'li olmak, hdp'ye oy vermek eşdeğer sayılıyor devlet aklı tarafından, bu sosyolojik açıdan hiç normal bir durum değil. bakalım ilerleyen dönemlerde neler göreceğiz.