sözlükten atılası, yolda görüldüğünde öldürülesi yazardır. böylelerinin yaşamaya hakkı yoktur.
sebebine gelince...
entrylerini okudukça yüzünüzde hafif bir gülümseme oluşur. uzundur entryler, zaten siz de tamamını okuma gibi bir zahmete girmeyi düşünmezsiniz.
ilk cümleyi okuyup şıp deyu anlarım ne yazdığını dersiniz. (bkz: hata) ilk cümleyi okursunuz. genelde pek bir alakasız gelir başlıkla. lan dersiniz, saçmalamış.
devam edersiniz okumaya. neticede bu kadar saçma bir yazı silinmelidir. tamamını okuyup ihbar edecem şerrefsiziiii... şerefsizi derken r harfine bastırırsınız. daha tatlı olur öyle çünkü. şerrrrrrrefsiiiiiz dedikçe vfv* ye karşı daha bir nefret duyarsınız. hain ve sinsice gülmeye başlarsınız. fakat 2. cümledeki geçen ilginç ve hayata dair bir ifade ile şaşakalırsınız. lan dersiniz bu şerefsiz değil miydi? nasıl güzel de yazmış şerefsiz. bu seferki şerefsiz daha şefkatli çıkar. bir an 70 yaşına varmışsınızdır ve bu yazıyı da torununuz yazmıştır sanki.
vfv* can düşmanlığınızdan torunluğunuza yükselmiştir. tabi siz bu farklı, hoş ve tatlı ifadenin hatrına okumaya devam edersiniz. şimdi bırakıyorum e artık yeter, gözlerimi yoramam bu allahsız için dersiniz. bu sırada gelen bir espri ile gülmeye başlarsınız. ciddi ciddi gülersiniz. hani bildiğin seslisinden.
sonra durursunuz bir an. lan dersiniz tekrardan aynı ilk cümlede söylediğiniz gibi. hatta ilk cümlede söylediğiniz lan ın tonundadır bu lan da. lan adama saçmalamış dedik ama bildiğin güzel yazmış. aslında ilk okurken haklısınızdır. saçmalıyordur genelde ama bu kadar da güzel saçmalanmaz ki. bu düşüncelerle yazının sonunu getirirsiniz.
laaaaaaaan dersiniz derinden. allah bu vfv* yı kapaksız tencere etsin de içine sinekten böcekten başka bişey düşmesin emi. saçmalamışsınızdır, doğru düzgün bir beddua bile edemezsiniz. sinir olmuşsunuzdur. koskoca yazıyı okutmuştur size. e gözlerinize yazıktır, günahtır. onca yazı hele hele bilgisayar ekranından okununca iyice başağrısı da yapmaktadır. ama hoşunuza da gitmiştir.
başlarsınız vfv* nın diğer entrylerini okumaya. zamanla o kadar çok entrysini okuyup artı oy vermişsinizdir ki. vfv* nın bile haberi yokken ciddi bir arkadaşınız,dostunuz olmuştur. lan dersiniz -ki bu lan diğerlerine oranla daha sakin bir şekilde çıkar- ne iyi çocuk şu vdv*. valla acayip adam ya. kız olsa basacam nikahı. olmadı gay de olur. yok artık dersiniz. sonra gülersiniz. ö.m atarsınız kendisine, desti izdivacına talibim dersiniz, sülalenize küfür yersiniz sapık diye. ağlarsınız geceler boyu,ama ben seni sevmiştim diye. sonra durursunuz, lan ne sevmesi altı üstü bir kaç eğlenceli entry işte, kendine gel bakıyım.
işte vfv* böyle zararlı bir insandır. kişinin kendini tanıyamamasına sebep olur. gerçi çok şükür bende öyle bir etki yaratmadı. ben okudum entrylerini geçtim. bi iki öm attım ama pek samimi olmuyorum kendisiylen. * samimi olunca tanımak isteyeceğim sonra hadi bacanak çık dışarı ya derken... yok yok hikayedeki adam ben olacam, ben o olacak. hiç güzel olmayacak. vfv* çıkınız hayatımdan, bana zarar vermektesiniz tıpkı diğer yazarlara vermekte olduğunuz gibi.*
şimdi vfv* yı neden sözlükte istemediğimi anlatabildim mi bilemem ama ben istemiyorum arkadaş. çok iyi yazıyor adam zaten. kıskanıyorum da.
şaka lan sözlük şaka. hani bir şeyin tersini söylersin, ki aslında söylemek istediğin şey söylediğinin tersidir de millet anlamaz bön bön bakar ya, ondan yaptım sana işte. tabi sen bunu da anlamadın. ne diye saçmalıyor diye bakıyorsun. kısacası demeye çalıştığım şu ki allah vaudeville for vendetta nın entrylerini bu sözlükten eksik etmesin.