Peder askerdi, karacı. Ömrüm karargahtır kışladır bunlar arasında top oynayarak geçti. Silahtan, üniformadan, emir almaktan emir vermekten, hiyerarşik düzenden ve bu gibi bilimum şeyden nefret ederim. Babam sağolsun şu an 12 ay askerlik yapanların yapmadığı eğitimi atış talimini yaptım. Yat kalk sürün spor şeklimizdi. Buraya kadar olayı az çok anladınız sanırım.
Şimdi gelelim bedelli olayına. Sonuna kadar desteklediğim çıksın diye beklediğim uygulama. Şu an yapılan askerliğin vatan savunmasıyla hiçbir alakası olmadığını göremeyen zihniyet gidip yapsın bizim yerimize. Hiç gocunmam açıkçası. Kurtuluş savaşında da insanlar değişik sebeplerden ötürü savaşmış ancak tek değişmeyen sebep yaşayacak bir vatanın kısa süre içerisinde kalmayacak olması ve buna sebebiyrt verenlerin içinizdeki hainler ile diğer ülkeler olmasıydı.
Şimdi elimizde bir vatan var, bir ordumuz var(dı), teçhizatımız var, askerimiz oldukça çok var ki büyük bir maliyet ve bunların yanında ülke hala elden gidiyor.
Şimdi merak ediyorum benim senin askerlik için van a gitmemiz hangi cepheyi savunmamız hangi işgalci güçle savaşmamız anlamına geliyor.
Vatanperverlik kardeş, öyle eline 12 ay silah alıp askercilik oynamakla, eğitimi eksik eri ateş hattına sürmekle, bunlar profesyonel asker diyip şehidini kabullenmekle, buradan atıp tutmakla olmuyor. Günümüzde okuyarak, gelişerek, eğitip eğitilerek, batıldan çıkıp akla ulaşarak ve mına koyim en önemlisi üreterek oluyor.