türkiye üzerinden avrupa'ya geçmek isteyen mültecilerin içlerindeki çağdaşlık ve laiklik aşkını paylaşmış bugün bizlerle. yani o kadar eziyete, o kadar sefalete, o kadar riske bir tek bu kavramlar için göğüs geriyorlarmış. ulan adamlar açlıktan ölüyor açlıktan ne laikliği ne uygarlığı?
bu muhteremin yaşadığı dünya'yı hakikaten çok merak ediyorum. evinde yüzlerce prenses perfinya falan olmalı.