galatasaray

entry22148 galeri ses2
    1048.
  1. ezeli rekabetin kırmızılı kanadı.

    2000'den sonraki dönemde şampiyon da olsak, 20.45 diye ortalarda da gezinsek kabul ediyoruz ki lacivertli kanadın bir adım gerisinde idik. onlar carlos'u alırken biz de "ulan ribery de çok ünlü oldu, kaçırmassaydık elimizden görürdünüz siz." gibi ezik cevaplar verdik. lacivertli kanat tesisleriyle, şirketleşmesiyle ve transferleriyle avrupa'daki ününü artırdı. medyaya göre kafadan türkiye'nin en büyük takımı ilan edildi ki biz kırmızı kanattakiler de pek sağlam cevaplar veremedik bu duruma. bir de üstüne cl'de çeyrek final oynadıktan sonra emre, luis ve güiza transferleri gerçekleşince bu farkın kırmızılı kanat aleyhinde açılması korkusu vardı hepimizde.
    peki bu durum kırmızılı kanadın yöneticilerini düşündürmüyor muydu? düşündürüyordu elbette. üstelik sadece düşündürmüyor, çalıştırıyordu da. sonunda bu yaz adnan polat başkanlığındaki yönetim, haldun üstünel'in de büyük çabalarıyla kendine getirdi bütün camiayı. adeta içinde turuncuya çalan bir sarının tonlarının da görüldüğü vişne çürüğü rengindeki kocaman çarşafı bir sallandırdı ki yeni yönetim, bu çarşaf üzerindeki herkeste bir hareketlenme görüldü. meira, kewell, de sanctis ve şimdi de baros. bunlar büyük transferlerdir. gs taraftarını bunlar tatmin eder. ha belki kewell iki hafta sonra sakatlanır ve bir daha oynamaz. ha belki baros'un yatacağı tutar ve bütün seneyi yatarak geçirir. ne olursa olsun kırmızılı kanattaki herkes kendine geldi sonunda. topal, servet, arda gibi oyuncuları kulüpte tutabilen ve üstüne de bu yıldızları takıma kazandıran bu yönetime kırmızılı kanat çok şey borçlu artık. böylesi kritik bir dönemde buna ihtiyacı vardı kırmızılı kanadın ve bu oldu. gs büyüklüğünü bu yaz döneminde bir kez daha hissetirdi. mutluyuz, umutluyuz.
    23 ...