tuttukları kluple ve o klubun yöneticileri ile hep aynı zihniyette ilerlemiş olan taraftar grubu.
süleyman seba yönetiminde o zamanın yöneticileri gibi, yaşını başını almış, aklı başında, saygılı ve saygıdeğer insanlar rolüne bürünmüşlerdir, beşiktaş o dönemlerde şerefli bir klup olarak görülmüştür, dolayısıyla taraftarı da şerefli bir klubun şerefli taraftarıdır.
serdar bilgili döneminde, genç dinamik ve patlamaya hazır, saygıyı kime göstereceğini bilen ama kendinden küçükleri ezen bir yapıya bürünmüşlerdir, ancak bu dönemde de çoğu genci kendi içlerine çekmişlerdir başarılı olmuşlardır, çarşı bu dönemde patlama yapmıştır bana kalırsa yakın tarihte, nitekim başarılı bir klubun başarılı taraftarı modundadırlar. ancak dönüp başarıyı kendilerine sağlayana ihanet etmişlerdir, bilgili'nin de sonunu hazırlamışlardır, tek nedeni de yer kavgası, bunlara verilen kapalıdaki yerleri bilgili'nin kombine ile satması ve takımın kasasını doldurması.
şimdi yönetim yıldırım demirören'de ve bu adamın kaypaklıkları öyle böyle değil. anca artislik çeken bir yönetim ordusu var, nitekim taraftar da anca artislik çekiyor. yönetim takımı çekeriz ligden diyor bir hafta sonra yok öyle bir şey diyor, çarşı kalkıyor kapatırız kendimizi diyor, aradan bir süre geçince neyse geri döndük canım biz zaten temelli gidiyoz demediydik yaztatiline çıktıydık der gibi geliyor. bir de kalkıp demirören'in başarısızlıklarına bağlıyorlar çoğu şeyi. oysa bu adamın da seçilmesine önayak olan çarşı grubuydu, staddaki yerlerini geri alabilmek için. çarşı yerini geri aldı beşiktaş kasası dibe vurdu, demirören de cebinden karşıladı parayı, bjk demirören'in çiftliği oldu...
nitekim çarşı kaypak bir yönetim elinde kaypak bir hale gelen bir klubun, kaypak bir taraftar grubu olmuş çıkmıştır. benim üzüldüğüm ise, beşiktaş'ı gerçekten seven insanlar.