Çalışma hayatının şartlarını kendine göre ayarlamıştı.
Haftanın yedi günü çalışırdı ama mesela öğleden önce dışarıya çıkmazdı.
Hayatı iki evreden oluşuyordu.
Birincisi mecburen çalıştığı ikincisi ise gönüllü olduğu.
Gündüzü ve geceyi karıştırdığı anlarda çoğu zaman hatırlama yeteneğini kısmen kaybedip kafasında biriktirmiyordu.
Etrafında süren yaşam canını sıkıp,kalbini kırıyordu.
Kendinden başka bir şeye tutunmamayı önceden öğrenmişti ama herkesin koca bir boş balon olduğunu biliyor olmak bilmemekten daha acı vericiydi.
Kafanın sahtekarlığa çalışması,okumadan doğru bilinen yanlışlar ve ruhani kehanetlere varan safsatalar.
Çok paranın düşünceleri yoran bizde olmayışlarında olmayacak hayaller kurup,hiç bir zaman olmayacak şartları düşlüyorduk.
Bize gelmesini istediğimiz güzellikleri güzel şeyler için harcayacağımıza dair planlarımız olsa da güzellikler kendini saklıyordu.