peşin peşin söylüyorum fenerbahçeliyim ve yurtta en yakın arkadaşlarımla sırf o muhteşem tribün şovunu izlemek için otururdum televizyon başına, izlerdim beşiktaş'ın taraftar grubunu.
yeniden dönmeyi düşünüyorlarmış. hayırlısı olsun. ama her fırsatta yönetimi, yönetimin içindeki basiretsizleri, takımı ele ayağa düşüren gereksizleri, kendilerine ihanet eden eski topçularını bile acımasızca yerden yere vuran bu topluluk şimdi kendi için neler söyleyecek merak içerisindeyim!
hani bi duruştu çarşı? hani ruhtu? hani delikanlılıktı? hani erkek adam renkli takım tutmazdı? hani delikanlı adam verdiği sözden, ettiği sözden caymazdı? ne oldu da bıçakla kesilen yer anında kapandı? ne oldu da kendilerine yapıldıklarını düşündükleri haksızlıklar unutuldu? ne oldu da ozon tabakasını bile düşünen bu güzel topluluk kendi reislerine karşı çıkmadı? ''oyuncağın mıyız biz senin, bi ayrılyoruz bi barşıyoruz?!'' diyemedi!
izmir'de, konya'da, rize'de, istanbul'da, ankara'da kardeşim yaşında çocukların sırtında hep aynı yazılı tişörtlerden görüyorum: ''çarşı''. kan bağışı kampanyası düzenleniyo afişte gene aynı ismi görüyorum: ''çarşı''. savaş çıkıyo, şehirler yağmalanıyo, emperyalizm dünyayı kuşatmaya çalışıyo, o kuşatılmaya çalışılan dünya küresel şekilde ısınıyo... tüm bunlarla alakalı son derece duyarlı ve mükemmel pankartlar açılıyo, gene aynı ismi görüyorum: ''çarşı''.
55.000 kişinin doldurduğu stadtan çıkan sesi değilde kıçıkırık bir türkiye kupası maçında 10.000 kişiden çıkan o muhteşem sesi dinlemek için televizyon başına oturan ben ve benim gibi düşünen, holiganizm değil de ''futbolseverlik'' icra etmeye çalışan, renk, grup, takım ayırmadan futbol denen şeyi seyretmekten zevk alanlara nasıl açıklayacak bu durumu ''çarşı''? samimiyetin nerde be ''çarşı''? seni kullanmalarına izin mi vericeksin ha ''çarşı''?
aşk hiç biter mi diye bi şarkı var ya. aynen öyle işte. aşk sadece şarkılarda bitmezmiş.