Telli çalgı çalmaya başladığında el yapımı şaraplar oluk oluk akıp zihinde uyanıklığa sebep oluyordu.
Hatırlıyordun ve filmi baştan oynatmaya çalışıyordun.
Senaryoyu sen yazdın diye ilk önce seni suçluyorlardı.
işler ve güçlerle uğraşırken terleyip sıkılıyordun.
Belli ki çalışmayı sevmiyordun.
Eve ekmek götürme zorunluluğum olmasa çalışmazdım diyordun.
Yaşadığın hayat tarzına uymuyordu.
Mecburen katıldıkların sende ruhsal yaralar açıyordu.
Zaten en başından beri lanetliydin ancak doyacak kadar kazanabilirdin.
Ucuz bir markette sepetini doldurabilecek,kendini mutlu hissedecektin.
Sanat için yapabileceklerini dünya kaygıları için ertelemek fedakarlık değil olsa olsa ahmaklıktı.