kutsal kitapların icerigi uzerinden tartısma yapmak abesle istigaldir.
her dine-kulture gore kendi kitabı onemlidir.sonucta kurandan once de kutsal oldugu
iddia edilen metinler vardı, peygamber olduklarını one surenler vardı.
mekke ticaret merkezi olması sebebiyle kozmopolit bir yapıya sahipti.
az da olsa musevi ve hristiyan ahali-tuccar da vardı. muhammedin peygamberligini de
sadece kendi toplumu yani araplar kabul etmis. din bahsinde dil ve kultur bagı
onemlidir. yabancı oldugun bir kulture ve dile ait olan dini zorlama olmadan
kitleler halinde benimseyemezsin. ne yani araplar islamı arap yarımadası
dısına tasırken "selamunaleykum,iste bu allahtan yeni gelen kitap kuran.
artık bundan sonra buna inanmanız gerekiyor" mu demisler? deseler kim anlar?
o cagda ortadoguda araplar dısındaki topluluklardan arapca bilen-konusan kac kisi cıkar?
gunumuzde bile bir suru okuma yazma bilmeyen insan var,tabi ki islam kılıc zoruyla
iktidar ve hegomanya kurarak yayılmıs.
senin benim bu baslık altında nelerden bahsettigimi bile anlamıyorsun, ezbere konusuyorsun. adama "kadınlar delirmisler,cinsiyet degistirip erkek olmuslar"
diyorum umursamıyor bile. ezberden kendi kendine geveliyor.