amerikan askeri

entry61 galeri
    31.
  1. türk askeri ile kıyaslanamayacak derecede disiplinsiz ve zihinsel olarak zayıf askerler...

    Yok canım, Amerikan ordusunda askerlik yapmadım tabii, kitaplardan okuyup okuyup size satıyorum.

    Amerikan ordusunda ikinci Dünya Savaşı'nda kadın askerler vardı, fakat komutan sekreterliği (Eisenhower'ın ünlü sekreteri Kay'i hatırlayalım), araba sürücülüğü gibi yan işlerde, geri hizmette çalışırlardı ve erkeklerle de sessiz sedasız yatıp kalkarlardı. Bugünkü bazı sapıklar gibi üniformanın orasını burasını açıp resim çektirmezler, esirlere sarkıntılık etmezler, çavuşlarla alem yapmazlardı.

    Amerikalı kadın gazeteciler onlara nazaran daha pervasızdılar, ve ünlü Hemingway'in ünlü üçüncü eşi ünlü Martha Gellhorn, kocası Paris'te Ritz Oteli'nin barında kafayı çekerken ünlü General Gavin'in koynuna giriyordu...

    1944 yılının dedikoduları efendim bunlar, olay garp cephesinde geçiyor;

    Tarihçiler, daha o dönem bile, Amerikan askerinin bire bir çarpışmalarda son derece çekingen ve isteksiz davrandığını ("Alman'ı niçin öldüreyim, Japon değil ki bu" zihniyeti), ve Amerikan gücünün teknolojik üstünlüğe ve en önemlisi amansız bir lojistik desteğe dayandığını yazıp dururlar.

    Yani, savaşı piyade değil, topçu ve aslında ordonat kazanmış! Levazım kurtarmış.

    Piyade, düşman cephesi topçu atışıyla iyice dövülüp yumuşatılmadan, hele zırhlı araç ve tank desteği yoksa, saldırıya kalkmaya yanaşmıyormuş.

    Normandiya'ya çıktıkları 6 Haziran 1944 gününden, savaşın bittiği 8 Mayıs 1945 gününe kadar Amerikan ordusunda korkunç bir israf varmış. Çavuşlar malzeme depolarını yağmalıyor, paraşüt bezi stokunu Fransız ve Belçikalı kadınlara ipek çorap niyetine dağıttıkları ya da sattıkları yetmiyormuş gibi tonlarca benzin, tonlarca erzak, tonlarca sigara yağmalayıp karaborsada okutuyorlarmış.

    Bu o kadar böyleymiş ki, Amerikan ordusundan o 11 aylık dönemde araklanan cip sayısı, evet cip sayısı, günde ortalama yedi!

    Evet, günde tam 7 adet cip kalkgidelim oluyormuş...

    Hani, George Clooney'nin oynadığı "Three Kings" filmini, bizim Haluk Bilginer'in de oynadığı "Buffalo Soldiers" filmini hatırlayın, sonra da dönüp Bağdat Arkeoloji Müzesi'nden sallasırt edilen tarihi eserlere bakın, anlarsınız Amerikan askerini. Bir de Ben Gazzara'nın hırsız ve yağmacı bir çavuş tipi çizdiği "Remagen Köprüsü" vardır, meraklısı bilecektir.

    Tarihçi Max Hastings, 10 sene önce yayınlanan ve harıl harıl, ama bitmesin diye de yavaş yavaş okuduğum "Armageddon" isimli son derece keyifli eserinde, normandiya çıkartmasının ardından cepheye giden Belçika yollarını şöyle anlatıyor; "Her yan döküntü ve pislik doluydu, iki kaşık alınıp atılmış et, peynir, haşlanmış yumurta ve kuru meyveden oluşan ünlü K kumanyası artıkları, patlamış kamyon lastikleri, terkedilmiş cipler, boş cephane sandıkları ve bol bol dışkı..."

    Evet, her yere patır patır sıçıyorlarmış...

    Yaralı ya da teslim olduğu halde takır takır vurdukları Alman askerlerini sayıp dökmeye kalksam herhalde çarşaf çarşaf entry girmem gerekecek...
    2 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük