giriş ve gelişme kısmını geçmiş sonuca neredeyse varmış yapı, kurum, kuruluş, işletme, her neyse.
bazen gücün kendisi o kadar çekici gelir ki: bir ülkümüz varmış da onun için yola çıkmışız gibi kandırırız kendimizi bile. işte bu güç, bu hayranlık arzusu durmayan liderlik talebi ile yola çıktılar. gerçek ülküleri meşhur cümle içi idealleri değildi. belki kendileri de bilmiyordu. yolda güçle gelen konfor, refah, hırs, biriken maddi olgular öylesine tatlı geldi ki ülkü, dava idea ufukta bile görünmüyorlar artık. bu, yırtıcının dişine bulaşan kandan fazlasıdır. bu doyurulmaz bir arzunun kendisini inşa edecek yoldur. uzadıkça uzar. her birey, ülküsü, görüşü, muhafaza ettiği her ne ise ondan bağımsız olarak egosu ile yaşıyor. oluşumun içinde küçük insan, büyük insan da kalmadı. her biri kendi çapları kadar menfaat için dişlilerin döndüğü yöne dönüyor.
Bu son kıpırtıları ise bence tam bir fiyasko. Zira bu hareketin temelinde baya baya katılımcılarını güce ve maddi refaha kavuşturma vaadi vardı. bu insanlar buralara etrafını yedirerek ulaştı hasılı. herkes kayınçosunu kadroya alarak buralara geldi. akıl almaz torpiller döndü. bir köyün tüm er kişileri aynı kurumda çalışmaya başladılar. rakamların sonundaki sıfırlar uzaya vardı. şimdi kalkmışlar bu çarkı söküp çıkarıyorlar bekaları için. neymiş kadrolaşma yapanları bulup sistem dışına atacak ve pür-i pak devam edeceklermiş. evet, bu iktidarın gözde stratejisidir: birilerini (ki kendi içlerinden ve hatta savunduklarını ölür gibi savundukları hep arkasını kolladıkları, canları ciğerleri bir kişi bile olabilir) putlaştırıp, şeytanlaştırıp halka bir nefret nesnesi temin edip kendilerinin yıldızlarını parlattılar. evet eyvallah ama, sistemin kendisi yedirmek. sistemi sistemin dışına atamazsınız. sizi ayatkta tutan her şey kendi kadrolaşmanızdır. bu son hamleler bir küçük süre daha ömürünüzü uzatabilir lakin infilakınızı şiddetlendirecektir.
hakimiyetlerinin en büyük sebebi hafızası pek kısa süreli çalışan halkımızdır. hakimiyetleri süresince de bu hatırlama süreleri çok daha kısalmıştır. ve bir sabah uyandığında onları sırtında taşıyan dinamik, dişine değecek kanı bulamadığında, size bağlılığını da hatırlayacak hafızası kalmamış olacak.