Klon gibiydik bütün zamanları görmüştük sanki.
Yetmişlerin sonunda dünyaya gelip seksenleri yaşamak doksanları yok sayıp iki binleri görmek kendini dinazor gibi hissettiriyor.
Kombinasyonlara göre daha kötüleri var daha uzun yılları gören saygıdeğer büyüklerimiz mevcut.
Kendi penceremizden dışarıya bakarken belgesel programlarında anlatılan her şeyi hatırlıyoruz.
Hatırladıklarımız dünya haritası gibi göz bebeklerimizin ardında sanatsal bir sinema filmini oynatıyor.
Omzumuza iki ayaklarıyla binip taşıyamayacağımız yükleri atan hayat bizi akrobatik zannediyordu.
Çok yaşlı değildik ama kendimizi hıza ayak uyduramamış ve bir çok şeyi kaçırmış gibi hissediyorduk.
Kafa yazılımımız eskiydi.
Zaman akıyordu.
Yakalamaya çalışırken önümüzden daha hızlılar geçiyordu.
Benden daha kıdemliler varken böyle bir şey yazmak affola.
Ama bu kadar çok şeyi hatırlamak gerçekten karşılığını alamadığın dünyada sinir bozucu.