kara, kuru, sıkıcı ve sinir bozucu bir şehir ankara. yaşamımın ilk gününden beri burada yaşıyorum. ne yaptıysam sevemedim ankara'yı. yüreğimin bir yerlerinde hep ''istanbul'' vardı. o kadar sevdim ki istanbul'u; evimi, odamı istanbul'a çevirdim. odama girenin kendini istanbul'da hissetmemesine imkan yok.
öte yandan şairin dediği gibi; ''Bir ankaralı için istanbul başkasının çocuğu gibidir. gülünce seversin, ağlayınca bırakıp kaçmak istersin.'' elbette ki istanbul'a gittiğimde ''ah benim güzel ankaram vah benim ankaram'' şeklinde saçmalamadım ama istanbul, izmir ve antalya haricinde hep ''Ankara!'' dedim.