Kafamda büyüyen kocaman olan sağlık sorunları geleceğimi tehdit ediyordu.
Tehdit edilen geleceğim iki ayak üzerinde dururken tek ayak üzerinde durma ihtimalini düşünerek ayakta duramayacak haller geceleri uyutmuyordu.
Serin havalarda terliyor,sarhoş olamıyordum.
Önümden geçen film şeritleri bir şeyleri hatırlatmaya çalışıyordu.
Kafasına tokmak yemiş çizgi film karakterinin gözlerinin önünde uçuşan kuşların etraflarında dönmesinde henüz gitme zamanının gelmediğini fark etmişti.
Terki diyar edecek kadar hasta değildi en azından.
Sağlık sorunlarına eşlik eden psikolojik sorunlar el ele verip onu kaygıların zirvesine çıkarmakta karalıydılar.
Aklı başına geldiğinde bırakıp gitmenin erken olduğunu fark ediyordu.
Bırakıp gidemezdi zaten.
Evin içerisinde yaşayanlar için artı zamanlar kazanmak zorundaydı.
Canını dişine takarak kendi sorunlarını erteleyip çocuklarına yaşamın bütün oyunlarını anlatmalıydı.
Savaşsa eğer yaşam;
Herkes zırhını sırtına taktığında emin olabilirdi yaşamın onlar için emniyetli olduğundan.
Gerisi kolaydı.
Yaşama tutunan urganın daha fazla zorlamadan bırakılması.
Uykuya dalıp sahip olduğun yaşamın sonlanması.
Sabah olduğunda yeniden uyandırıyorlar.
Uyumak güzel ama yapacak çok iş var.