ça*: baba ya ben dövme yaptırsam mı diyorum...
çab*: ne yaptırcan ki? nerene yaptırcan? ne yani? bak geri dönüşü yok... sonra pişman olursun çıkartmaya çalışırsan çıkmaz da...
ça: tamam geçici yaptırırım o zaman ben de...
çab: yani şimdi ne gerek var yahu...hem nerene yaptırcan ki? gözüken yer var gözükmeyen yer var. niye ya ne gerek var? üfff.
ça: (kolunun iç kısmını gösterir.) nah buraya yaptırcam.
çab: ne yaptırcan ki? bi anlamı filan olmasın. olur yani. naptırsan bi anlamı olur. sonra yaşlanınca kalır o sende.
ça: olsun ya ben kendimi öyle beğenicem.
bi süre sonra...
ça: baba, askere gitsem, yedek subay yapıcam ya ben, bana karışırlar mı askerde?
çab: yok şimdi...aslında...kom....evet! karışırlar! yaptırma!
ça: yok ya ben araştırdım bişey demiyolarmış gözükmeyince...
çab: ejderha mı yaptırıcan ne yani. olmaz.
ça: dört yapraklı yonja. (g.tten sallamasyon ama akla yatar.) bi anlamı var evet.
çab: yaptırma ben izin vermiyorum o kadar.
bi süre sonra...
ça: yani şimdi ben okulu bitirsem... 25 yaşına filan gelsem böyle yurtdışındayım diyelim... o zaman da karışır mısın dövmeme?
çab: evet. (sessizlik) arabaya konsantre olunur gibi yapılır...)
ça: peki. *
çab: ben izin vermiyorum! o kadar! bitti tamam yaptırmayacaksın yonca filan!