4 yıl önce yaz gecesinde sahilde tanıştığım bilge bir deniz kabuğu bana " ölüm hakkında ne düşünüyorsun ?" diye sormuştu.
ona ölümün yaşam kadar normal olduğunu, yaşayan her türden canlının sonunun ölüm olduğunu söyledim. yaşam gibi ölüm de doğada süreklilik arz eden bir olay diye de devam ettim. o da bana " ezber cümleler istemiyorum, kitapları, ansiklopedileri unut dedi ve öleceğini bilen bir canlı olarak ölüm nedir senin için ? diye sordu.
bu soru işin rengini değiştirmişti. öleceğimi bilen bir canlı olarak ölüm benim için şimşekler çakarak yaklaşmakta olan korkunç bir fırtınaya uzaktan bakmak gibiydi. fırtına tüm dehşeti ve ihtişamıyla üstüme doğru hızla ilerliyordu. istediğim kadar köklerimle toprağa bağlı kalan bir ağaç olayım, fırtına beni toprakla birlikte söküp gidecek.
deniz kabuğu bu cevaptan memnun olmuş olacak ki; işte bu kadar basit.. şimdi git ve yaşamın keyifli anlarının tadını çıkar dedi.