eli tırpanlı adam, zayıf kemikli elleriyle her daim tırpanını bileyliyor. taşın sürttüğü sesi sinir bozucu olsa da alışıyor insan.
eli tırpanlı adam her gün hiç yorulmadan, bıkmadan, usanmadan geziyor. hastanelerin yoğun bakım odalarını, hudut karakollarını, kalabalık meydanları, hatta bazen kundaktaki bebekleri bile gözlüyor.
kimse görmüyor onu, benimle beraber birkaç yarı deliden başka.
geleceğini hissettiğim anda elim bilinçsizce horozu kuruyor hep ama o işini öyle layıkiyle yapıyor ki...