------- gecenin işçileri, gerçekte, ikindinin ilk saatlerinden beri görünmüştür ortalıkta. çoğu insanın, dikkatini çekmemiş de olsalar.
------- gecenin işçileri dörtköşe ekmekleri seviyorlarmış, öyle deniyor. belki dörtköşe ekmekleri sevenler yalnız onlar değildir bu koca şehirde. ama fırıncılar, tütüncüler, bakkallar, kendilerinden dörtköşe ekmek isteyenlerin hepsinin gecenin işçileri olduğunu düşünürler nedense.
------- ekmek satılan yerlerde yuvarlak, uzun, dikdörtgen biçimli ekmekler de bulunur elbet. ikindi üstü, önce okul çocukları evlerine dönmeğe başlarken ekmek satılan yerlerde alışveriş hızlanır. yuvarlak, dikdörtgen, uzun, söbe, dörtköşe ekmekler gitgide artan sayıda satılır. küçük, iri, kemikli, yumuşak, kirli, temiz, nasırlı, sıvışkan eller, ekmekler taşır.
------- gecenin işçileri sokak aralarında gezer. yuvarlak ekmeklerin, dikdörtgen ya da söbe ekmeklerin, uzun ekmeklerin hangi evlere girdiğini gözlerler. bu işi yaparken, öyle, çok önemli bir iş görüyormuş gibi davranmazlarsa da, onlara dikkat edenler şunu da görürler arada bir: bir tanesi gider, bir kapının herhangi bir yerine, pek de belli olmayacak biçimde bir im çizer. gözlemi iş edinenleri şaşırtacak bir şeydir bu. kapısı imlenen evlerin hiçbirinde dörtköşe ekmek yenmemektedir; yoksa şu ya da bu biçim ekmek yendiğini belirten bir im değildir bu. üstelik, kapılar biraz da rastgele imlenir gibidir. hiç değilse görünüşte.