göz kapaklarımızda tozlarla ve kopmuş ruhumuzun acısıyla aşık olduk. başımızı düşürdük, fakat yüzümüzü kaldırdık. bedenlerimizi kutladık, yaralanmış bir adamın dudaklarında. biçimsiz bir çocuğun kemiklerini ve kendi kirlenmiş nefesimi taşıyorum. o yaşlı adamın ikna edici caydırıcılığıyla konuşur oldum. yası bile tutulamayacak olan bu kafayı saklayan tozlar kutsansın. bir ateşin tepesinde yanıyor kanatlarımız. Umut dışında her şey yitik. bir ateşin en ucunda yanıyor kanatlarım...