kendi takımı ile değil, kaderin eline sunduğu takımla son 2 yılın en iyi futbolunu oynatmış olan teknik adam.
duygusallığa gerek yok, fatih terim'e muhalif tarafım yüzünden bazılarınca da "türk milli takımı'nın başarısını istemiyor, vatan haini" olarak nitelendirildiğimi biliyorum. hatta bazılarınca yarı finale kadar geldiğimiz için g.t olmuş durumdayım ancak, yine de çizgimden zerre sapmışlığım, fatih terim'e olam muhalifliğimde en ufak kırılma yok. bu takımla gurur duyuyorum, fatih terimle de gurur duyuyorum ancak bu asla gerçekleri örtmeye yetmez.
dünkü takım son 2 yılın en iyi futbolunu oynadı, soruyorum, dün eğer emre ve nihat sakat olmasa, arda ve tuncay cezalı olmasa bu takım bu derece muhteşem top oynayabilir miydi? semih yine sonradan girerdi, kazım yedek olurdu, uğur boral belki de alınmazdı bile.
eleme maçlarında oynamadan bu turnuvaya geldik, sonuçla gurur duyduk ama umudumuz yoktu, grup maçlarında 2 maç kazandık ki şahsen benim g.tümden 2 ton ter aktı. isviçre maçı'nda son 10 dakika oynadık, çek cumhuriyeti maçı'nın son 30 dakikası çok iyi bastık teknik taktikle değil, inançla bastık, hırvatistan maçında başa baş mücadele ettik.
bu turnuvada son dakikalarda aldığımız maçlarla hatırlanacağız hep, iyi futbolumuzla değil, inancımızla sadece. hollanda, hırvatistan, rusya iyi futbollarıyla hatırlanacaklar. biliç, van basten, guus hiddink avrupa'da söz sahibi takımlardan teklifler alacak, scolari chelsea'ye gitti ama fatih terim'e genova, napoli ve dortmund talip olacak hatta kendisinin de ifade ettiği gibi belki de serie b'de bir takıma gidecek.
fatih terim bugün saygı görüyor -ben de her şeye rağmen saygı duyuyorum kendisine- ama bu iyi futbol oynattığı için, muhteşem taktik varyasyonları olduğu için değil, gaz vermesini ve inanç aşılamasını iyi bildiği için.
düşünün beşiktaş tigana ile kazanıyordu. 90'lardan kalma ofsayt taktiğini uygulayarak her maç 1-0 bitiyordu ama biz beşiktaşlı taraftarlar memnun değildik, takım top oynamıyordu zira!
skor bazen kesmiyor. terim'in gitmesi her iki taraf açısından iyi olacaktır ve rıdvan dilmen her ne kadar fatih hoca'ya sonuna kadar sahip çıkıp "kal hoca" dese de, o koltuğa oturacak yegane kişidir benim gözümde.
yine de teşekkürler fatih hoca, sadece inanç aşılamayı çok iyi bildiğin için, kendi taktiksel ve takım kurgusundaki hatalarını oynadığın kumarlarla lehimize çevirdiğin ve bize son 4 takım keyfini yaşattığın için. ama kadere daha fazla teşekkür borcumuz var, bunu da bilesin.