bir arkadaşın dükkanına uğradığım bir gün, koltukta oturan simsiyah bir zenci gördüm. (simsiyah zenci ne lan? diyenler için açıklama; ton ton oluyor ya bunlar [patlıcan sanki bahsettiğim şey anasını satayım]) gittim yanına oturup arkadaşımı beklemeye başladım. içeri giren arkadaş önce bana selam verdi, ardından zenciye "nağber ibo?" dedi. böyle ibo mu olur lan!! diye sinirlendiysem de belli etmedim. aksanı çok az bozuk bu zenciye "nerelisin hacı sen?" dedim. gineliymiş. "afrika'nın neresinde kalıyo bakem gine?" dedim "içindenim(batı afrika)" dedi. yok dilleri nedir, yok fransa sömürgesi miymiş, konuştuk az biraz, sonra döndüm evime.
vel hasılı kelam, bu ibo'ya demişler ki "sana bir formalite evlilik yaptıralım vatandaşlık alırsın, bak, tarih ve saat'i alalım sana" allah'ın zencisi istememiş beni, fazla baskın görünmüşüm, sanki sonsuza kadar bağlılık yemini edecektik pezemekle, sanki çok meraklıydım gineye gelin gitmeye. yeminlen aklıma geldikçe yarılıyorum sinirden. ne acıymış reddedilmek!!! heyhat!!!