aramızda arapça ve hatta eski arapça'ya-kureyş dili-hakim kişilerin -alimdir, entelijansiyadır hepsi, inanılmazlar-; "iki çift kelam edeyim de, mantıklı olmasa bile rahatlamış olurum. onca döktürmüşler şimdi yazmasak olmaz" diyerek saldırdığı kitap.
o günün koşullarının bilgi edinimine verdiği imkan bilindiği halde peygamberin yazdığı sallamasına maruz kalan bu kitap alaycıların fasarya ataklarıyla kimsenin gözünden/gönlünden düşecek değildir. orjinallik barındırmıyormuş..."kun feyekun" ne demek bilmeyenlerin, çevirinin hainliğinden bihaberlerin elbette aliterasyondan da haberleri olmaz. varsa yoksa peygambere sataşma, 50 yıl önce eski tüfeklerce yazılmışların peşinden gitme. var mı arkadaşım yeni bir tespitin. yok, tırt.
peygamberin ümmiliği, kölelik, miras hukuku, 4 eş, vd. konuları konuştuk biz sen uyurken. ısıt ısıt getir olmuyor işte. kendi yandaşların bile "çok çiğ bu yahu" diyebilir dikkat et.
edit:
ahaha...Varaka, Bel'am, Ya'iş, Cebr, Yesar..yahu var ya zırnık iza..ulan neyse...tabi tabi. cebr var, varaka var, necaşi var, kuss bin saide var, rahip bahira var, son peygamberi haber veren tahrif edilmemiş tevrat var, tahrif edilmemiş tevrat'ın hak söz olduğu kabulü var, bunun delili için hz hatice'nin varaka'ya gitmesi var. var oğlu var. portallara takılmaya devam, belki eski tüfkler de oralardadırlar.
...
ulan benim anlamadığım ebu cehil bile yanıbaşında olduğu, birebir peygamberle mücadele ettiği halde nasıl oluyor da o "bunları sen yazdın" diyemezken, buralarda bir yerlerde birileri "o yazdı o" diyebiliyor. ebu cehil'den daha mı akıllı bunlar acaba, onun göremediğini mi görmüşler? yavaş görsünler...akdeniz'e gemileri ticaret için açılan, yanında şairleri besleyen, yeni eserlere yarımadada ilk sahip olup okuyan dönemin jakoben elit kesiminin entelektüellerinden birinden daha zekiler ha? neyse, portallara vurayım yine kendimi.