1-evren, kendiliğinden yoktan var olamaz. bu iddia bilime göre de felsefeye göre de yanlış bir iddiadır.
bilimin evrenin kendiliğinden oluşamadığı düşüncesini savunduğunu götünden uyduran orangutanları göstermiştir. e o zaman bilim bilim olmaktan çıkar. bilimin araştırma konusu gözlemlenemeyen şeyler değildir. sen bilimin evrenin kendiliğinden oluşamadığını savunduğunu idda ediyorsan o zaman bunun anlamı ''bilim var olan düzenin arkasındaki itici gücü araştırıyor'' demektir. o zaman sen tüm bilimlerin amacını bir dakikada çöpe attın. bravo böyle devam.
2-denizlerin karışmaması meselesi:
islamı sözde kanıtlamak için müslüman birinin sitesinden kaynak veren dengesizleri göstermiştir. bu şeye benzer ben amerika'nın ırak işgalini haklı göstermek için bush hükümetinin propoganda videolarını göstermeme benzer. o zaman bende sana bu denizlerin karışmaması meselesi hakkında ateizm cephesinden bir link veririm al madem taraflı kaynak al oku diye:
''-Eğer denizlerin birbirine karışmadığını iddia ediyorsanız denizler arası akıntıları da inkar ediyorsunuz demektir. Ama denizler arası akıntılar bilinen bir gerçektir. Denizler arasındaki akıntıların (yani karışmalarının) başlıca nedenleri aşağıdadır.
1.Gelgitler,
2.Denizler arasındaki yükseklik farkı (yağışlar, buharlaşma ve akarsular nedeniyle),
3.Denizler arasındaki sıcaklık farkı,
4.Denizler arasındaki tuzluluk farkı,
5.Rüzgar,''
-''Denizlerin birbirine karışmadığını iddia etmek fizik, kimya, coğrafya bilimlerine tecavüz anlamına gelir. Birbirine karışmayan komşu denizler yoktur. Ancak yukardaki sebeplerden (tuz oranı, difüzyon vs. kastediyor) bu karışım bazı bölgelerde daha yavaş ve daha düşük oranda gerçekleşmektedir. Fakat karışmama, ”görünmez duvarla birbirinden ayrı durma” gibi olgular (linkini attığın müslümal pardon müslüman elemanın blogunda idda ettiği sözde duvar) kesinlikle söz konusu değildir.''
denizlerin birbirine karışmadığı yanlış sanrısı zaten islamın çıktığı yüzyıldan çok önceleri beri o zamanki bilim anlayışının doğru sandığı bir teoridir. yine o linkten örnek vermem gerekirse:
-''Tekrarlamak gerekirse “denizlerin karışmaması” diye birşey kesinlikle söz konusu değildir, olamaz. Ancak tatlı ve tuzlu suyun karışması yukardaki sebeplerden ötürü (yine tuz oranı, difüzyon vs. kastediyor) daha yavaş ve düşük oranda gerçekleşir. Bu gözlem milattan önceki bazı bilim insanlarını tatlı su ile tuzlu suyun hiç karışmadığı gibi yanlış bir varsayıma sevketmiştir.
Muhammed’den yaklaşık 550 yıl önce yaşayan Romalı bir bilgin olan Gaius Plinius Secundus (M.S. 23-79), Naturalis Historia adlı eserde bu varsayıma şu şekilde yer vermiştir:
''…Denize bir borudan akar gibi karışan tatlı suyun özellikleri daha da ilginç ve harikadır. Çünkü suda hayret edilecek özellikler vardır. Kendisi daha ağır olan deniz suyu, kendisinden daha hafif olan tatlı suyu üzerinde taşır. Dolayısıyla tatlı su, deniz suyundan hafif olduğu için deniz suyuna karışmaz ve denizin üzerinde yüzer. (Gaius Plinius Secundus, Naturalis Historiae II, CVI 224)''
bu denizlerin karışmaması meselesinde sonuç olarak:
-''Sonuç olarak denizlerin karışmaması gibi birşey söz konusu değildir. Sıkça konu edilen Cebelitarık Boğazı’nda da karışım gerçekleşmektedir. Tatlı su ile tuzlu su da birbirine karışmaktadır. Fakat bu karışma daha yavaş ve kısıtlı oranda gerçekleşmektedir. Bu husus, eski zamanlarda yaşamış bazı bilim insanlarını tatlı su ile tuzlu suyun hiç karışmadığı gibi yanlış bir varsayıma sevketmiştir. Ancak biz bugün bu varsayımın yanlış olduğunu bilmekteyiz. Karışımın olmadığı hiçbir yer yoktur. Fakat bunu bugün bilmiyor olsaydık bile yine de Kuran’da bu varsayımın geçmiş olmasına ”mucize” diyemezdik. Çünkü bu varsayım zaten Muhammed’den 550 yıl önce yaşamış olan Romalı bilgin Gaius Plinius Secundus’un yukarda alıntılanan eserinde de geçmektedir.''
bu deniz suyu karışmaması meselesinin izahı budur. sanırım bu konu kapandı. gelelim diğer meselelere:
3-evrenin başlangıcı: o küfre sapanlar görmediler mi ki gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. her canlı şeyi sudan oluşturduk. hâlâ iman etmeyecekler mi? enbiya/30
hani insanoğlunu topraktan yaratmıştı? iki ayet sonra her şeyi sudan yarattık diyor. bu terste bi işlik var ahahaha.
4-dağların hareketleri: dağları durgun sanırsın, halbuki bulutlar hareket ettiği gibi hareket etmektedir. her şeyi sapasağlam yaratan allah'ın sanatıdır. o, yaptıklarınızı bilendir. neml/88
dağların bulut gibi hareket etmesi gibi bir şey bilim adına söz konusu değil. dağların oluşumları orojenez hareketlerle meydana gelmiştir. yani milyonlarca yıllık süreçte kıtaların/levhaların birbirlerine doğru hareket ederek çarpışması sonucu yan basınçtan tabakaların sıkışıp yükselmesidir. tıpkı burun buruna çarpışan iki otomobilin ön tamponlarının basınç ve çarpmanın şiddetiyle yamulup sivrilmesi gibi düşün. bilimsel anlamda burada bulut gibi bir hareket etmek değil, dikey bir hareket söz konusudur. görüyoruz ki kur'an burada da yanlış bir bilgi vermiş.
5-bebeğin cinsiyetini spermin belirlemesi: o'dur iki çifti yaratan; erkeği ve dişiyi... atıldığı zaman bir damlacık meniden. necm/45-46
ha bunu dedin benim de aklıma şu geldi bak:
-''süt vermenin süresi tam iki senedir'' (yani 24 ay. bunu aklında tut)
bakara 233
-''onun ana karnında taşınması ile sütten kesilme süresi otuz aydır.''
ahkaf 15
görüldüğü üzere ahkaf 15'te dediği 30 ay süresinden 9 aylık hamile süresini çıkartırsan 21 ay kalıyor. yani çocuğun sütten kesilmesi 21 ay diyor. ama aynı konuda bakara 233'de yazana göre sütten kesilmenin süresi tam iki sene diyor. (24 ay. hadi +-1 ay oynama payı olsun erken doğum falan filan. ama yine tutmuyor)
al sana bir çelişki daha.
5-böylesine açık bir farkı anlamayacak kadar geri zekalı ve anlamadığı konuyu bir de çarpıtmaya çalışacak kadar aşağılık biri ile muhatap olmaktan tiksinsem
bazı denyolar önce üslubunu düzeltsin sora tartışalım.
sanırım birilerini daha paketleyip yolladım. yenilgiye doymayan tekrar gelebilir.