hayat, ekmek arası domates destekli gıdalar almak için eve uğrayabileceğim molalar verdirmedi bana anne.
önce sınavlar
sonra iş
bitmeyen projeler
kahveyle ayakta durulan geceler
hiç kimse, hiçbir iş beklemezdi öyle ya.
sen neden mecburdun peki anne?
neydi bu sonsuz sabrının sebebi?
ihmal ettim seni
özür dilerim anne.
nazım sana geçiyordu kırdım
hem seni
hem porselenlerini
affet beni anne
affet.
gidiyorum şimdi
çocukluğumdan, heveslerimden, gülüşlerimden,
uyuyanın üstüne karın yağdığı, üstümün açık kaldığı geceden.
biliyorum uyandırmadan örtersin yine
aslında her defasında uyanmıştım
fakat sen duruma uyanmamıştın
keyfini çıkardım annem oluşunun
şükrettim
teşekkür ettim
bilmem ki üzdüm mü seni anne
oyuna doymadım diye
geceler yarısı kaldırdım diye
ateşim vardı neyleyim anne
üşümüştüm titriyordum
ki sen bilirsin anne
üzdüysem seni
affet
affet ne olur anne.