Ontolojinin konusu phusis olarak açığa çıkan varlıktır. Yani ışığa-gelmiş olarak kendisini gösterendir, buradan varlığı salt empirik algı düzeyine indirgediğimiz sonucu çıkmamalı ama yine de varlık insanın kökensel verilerine değmelidir ki o var olsun. Dolaylı ya da doğrudan (aslında her açıdan doğrudan oluyor) görünme olarak varlık, bizim ona konum alışımızı gerektirir.
"Sen ne diyorsun, ne anlatıyorsun aq" derseniz, -evet, biraz dolandırdım- diyorum ki bu ontolojik olduğunu söylenen argümanlar, ontolojik değil basbayağı metafizik kurgulamalardır. Onto-teo-lojiktir.
Nihayetinde "ontolojik 'argüman'" diye bir ifade, epistemolojik temelden yükselir ve Epistemolojik temelden yükselen her varlık görüşü kolaylıkla ussallaştırılabilir. Bu yüzden bunlar kanıt olmaktan çıkıp metafizik bir kurgunun epistemolojik gerekçelendirmesi olarak felsefenin bir illüzyonudur.