karl marx'ın evrensel sosyalizm ilkeleri üzerine şekillenmiş bir ideolojidir. fakat tek farkı sırf nasyonal sosyalizm olarak almanya da şekilenmiş olmasıdır. bunun derinliğin de yatan sebebinse pek tabi o dönem almanyaya ait subjektif nedenlerdir.protokollerin yayınlanması ve artık dr theodor hertz tarafından konferansların da gizletilmeyen alenen yahudi yayılmacalığının gerçekleştirildiği avrupa yeni bir kuvvetle tanışmıştı. para sahiplerinin gücü. bu güç yahudi gücüydü. bu kavram açıklamasın da kısır döngülere girmemek için yahudi meselesini derinden incelemeye girmeyeceğim. o dönemin tasavvuru için sizlere hatırlatma babından yazdım.
nasyonal sosyalizm içindeki sosyalizm adı da marx'ın o dönem pek bi revaçta olan radikal düşüncelerinin yansımasından başka birşey değildir.
marx'ın ortaya koyduğu sosyalizm doğası gereği evrensel olmak zorundadır.
insanların eşitliğinden, emeğin, emekçinin küresel ezilişinden, buna karşı olmak için de tüm insanları emekçi haline getirmekten bahseden bir ideoloji kurarsanız bunu sadece bir ulusun dar coğrafyasına sıkıştıramazsınız.
fakat almanya'da yükselişe geçmiş olan bu düşünce yani nasyonal sosyalizm, marx'ın evrensel düşüncesini almıştır, bunu da en faşistinden bir milliyetçilikle birleştirip ortaya bu ideolojiyi çıkarmıştır.
nasyonal sosyalizm incelediğin de görülecek kendi içinde çelişen bir ideolojidir.
hatırlatma babından dediğim gibi emekçilerin küresel ezlişi nereye etnik emekçinin ezilişi nereye?
fakat bu o dönemin tepkisidir. yani kavram değil bir tepki olarak algınlanması gerekiyor nasyonal sosyalizmin.
aynı zaman da işin pratiğin de alman ulusu sosyalizm görmemiştir. o da ayrı bir mesele.
bir hakikat: sol görüşü dinci, ırkçı ve milliyetçi devletçiliğe yaslayan sahte bir sosyalizm deneyimi girişiminde bulunanlar bunun adına 'nasyonal sosyalizm' dediler.
yanlız bu kavramın buluşu esas sahibi tahmin edileceği gibi adolf hitler değildir. sadece hitler bu görüşü biraz daha yeniledi.
türkiye de bunun bir versiyonu olarak örnek verecek olursak:
ideoloji ve hareketlerin, içinde bulundukları koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğinden hareketle, tarihsel açıdan bir bütün olarak ele alınabilmesi için birinci dünya savaşına ve sonrasına gidilmesi gereken, "üçüncü dünya ülkeleri" kategorisi altında incelenen ülkelerde ortaya çıkan, üçüncü dünyacılık diyebileceğimiz yurtsever/ulusalcı(milliyetçi) sol akımlardan ayrı incelenmesi gereken hareket ve, bir ideoloji olarak çok fazla bir şey ifade etmese de, ideoloji.
nasyonal sosyalizmin "neye karşı ve ne için" iktidara geldiğini ortaya koyabilirsek, özünde neyin(nasyonalizm, sosyalizm, totalitarizm vs) ağır bastığını anlamamız kolaylaşır.
nazizm, komünizme, "komünist tehlike"ye karşı iktidara gelmiş ve "marksizan sosyalizm"e olan düşmanlığını her zaman dile getirmiştir.
nazizm, temel çelişkinin sınıfsal çelişki olduğu düşüncesini reddetmiş ve ulusal çelişkiyi temele almıştır, bu fikrin etkili olmasının nedenleri ise birinci dünya savaşı sonrası almanyanın itildiği durumda aranmalıdır.
alman olmayan zengin tabaka (geneli yahudi) kapitalist düzen içinde alman ulusuna faydalı olarak uğraşmayacağı gibi yine alman olmadığı için alman ulusunun refah düzeyinin yükselmesi, sosyal adalet gibi konulara eğilemez. dolayısıyla almanyanın gelişmesini engelleyen, alman olmayan, uluslararası bağları olan/olduğu düşünülen bu sömürücü tabaka yeryüzünden silinmelidir.
burada dikkat edilmesi gereken şey, nazizmin ulus anlayışının, kültürel, toplumsal bağlara değil, biyolojik bağlara sahip olduğu ya da kendinisi böyle gösterdiğidir.
hitler, ulusu kan bağından, ırktan ayırmaz, ona göre ulusun temeli ırktır, ırkta bozulma, ulusta kültürel, toplumsal bozulma olarak ortaya çıkar.
dönemin alman ulusu, hem kültürel, hem toplumsal, hem de ekonomik açıdan "bozulmuş"tur, bu anlayış açısından baktığımızda varacağımız sonuç, almanyanın bir etnik temizliğe ihtiyaç duyduğudur.
yani almanyanın ihtayaç duyduğu kapitalizmin almanyadan topyekun silinmesi değildi veya almanya sosyalizm hiç ihtiyaç duymuyordu.
almanya bir etnik temizlemeye ihtiyaç duyuyordu ve toplumları haraket ettirecek bir hareketlenme için bir lider yeterli değildi liderin savunacağı ve inanacağı bir ideoloji.
işte bu nasyonal sosyalizmdi.
nasyonal sosyalizmin hedefi, "ırkçı devlet"i kurmaktır, ırkı merkeze alan ve etnik temizlik yoluyla ulusu eski mükemmel günlerine veya gelecekteki güzel, "çelişkisiz", milli birlik ve beraberliği sağlam bir alman ulusu kuracak olan ırkçı devleti.
bu ideolojinin temelini, nasyonalizm, hatta bununda ötesinde ırkçılık oluşturmaktadır, belirleyici özelliği budur.
fakat niçin sosyalizm kelimesi bu nazizme eklenmiş?
bu gibi akımların, komünizm sözcüğünden kaçtıklarıdır. komünizm sözcüğünü kullanmazlar, sınıfsız, iktidarsız, sınırsız bir toplum düşüncesi, uluslararası kaynaşmayı zorunlu kıldığından onlar kendi sosyalist düşüncelerinin bu "komünist anlayıştan farklı olduğunu söylerler. uluslararası kaynaşma bir etnik temizlemeye engel teori olur.
bu sosyalizm anlayışı, sermayenin devletin, ulusu veya ırkı temsil eden devletin elinde merkezileşmesi ve yukarıdan aşağı doğru örgütlenmiş bir mekanizma aracılığıyla bir komuta ekonomisi kurulmasından ileriye gitmez.
devlet ekonomiyi yönlendirir ve ulusal birliği sağlamakla görevlidir, ulus gerçekten de devletsiz yarım kalır.
işte buraya dikkat: burada bahsedilen sosyalizm sözcüğüyle kastedilen şey, devlet kapitalizmi ya da bir tür karma ekonomidir.
devletin özel sektörle birlikte ekonomiye katıldığı, yönlendirici pozisyonunda bulunduğu,
sosyal adalet ve refahın sağlanmasında bir araç olarak bulunduğu bir ekonomik yapı,
bu yapının toplumsal katılımı sağlamak gibi bir derdi yoktur fakat toplumu rejimi desteklemek için propaganda yapmaya zorlamak zorundadır, bu ayakta kalmak için bir zorunluluktur.
buyrunuz hatırlayınız:
bir benzerini, türkiye cumhuriyeti devleti, bir geçiş dönemi olarak büyük buhrandan sonra yaşamıştır fakat yüzünü liberalizme dönerek bu yönde gelişimini sürdürmüştür.
sendikaların bile var olmadığı bir sistemi sosyalizm olarak görmek bana kalırsa bu kavrama saldırıdır.
bu son söylediğim ulusçu sosyalizmin çoğu zaman savunduğunu söylediği düşüncelerdir.
peki, nazizm iktidarı, bahsettiğim türden bir ekonomiyi, yani tam bir devlet kapitalizmini yürürlüğe koydu mu?
kesinlikle hayır.
hatta tam tersi söz konusu olmuştur.
nazilerin özel sektörle, çıkarlarıyla uyuştuğu sürece, bir sorunu olmamıştır,
olamaz zira nazizmi alman burjuvazisinden ve alman burjuvazisinin tercihlerinden bağımsız değildir, hatta bu tercihlerin ürünüdür.
evet bu tercihlerin ürünü olması sebebiyle alman nasyonal sosyalizmi ortaya çıktı ki bir etnik temizlenmeyle yeniden paranın gücünü yahudilerin elinden alsın.
yanlız bu kavram anlatımında ve bütün yahudi faktörünün bulunduğu kavramlarda da dikkat edilmesi mesele yahudi meselesinin ta kendisidir.
gel gelelim sırf nasyonal sosyalizm pratik olarak gerçekleşmesine.
evet kesinlikle gerçekleşe bilir.
fakat şöyle bir şart getirirsek tabi: eğer ki adem - havva ve çocukları devrine gidersek bunu gerçekleştire biliriz.
fakat kabilinin habili öldürme sebebi bu sefer kız yüzünden değilde habilin ateletli olması sebebiyle olacağını sizlere garanti ederim.