her düşüncenin kendine göre yonttuğu, günümüze kadar orjinal haliyle geldiğine inanmadığım kutsal kitap. zira içerisinde asla kabul edemediğim, en azından kendi hür irademle hazmedemediğim ayetler barındırır. hoca veya profosör değilim sadece allah'ın bana verdiği mantığımı kullanmam yetiyor. birkere kitap baştan aşağı erkekler için, onlara itafen yazılmış sanki. kadını muhattab olarak görmüyor. hep başkası gibi bahsediliyor. hadi onu onu geçtik diyelim, erkeğin kadından daha üstün olduğunu söyleyen ayetlerde ne olaki? yada bazı konular için 2 erkek şahit gerektiğini eğer sadece bir erkek varsa öteki erkek yerine iki kadın gerektiği. düz mantık erkek=2kadın. miras paylaşımında erkeğin daha fazla hakkının olması, dört kadına kadar belli şartlar doğrultusunda izin verilmesi gibi konulardan bahsetmedim bile. aklıma gelmeyen birçok şey daha var. amacım kutsal kitaba çamur atmak değil zaten haddim de değil. ben bu sure veya ayetlerin günümüze kadar yontularak geldiğine inanıyorum. şahsi fikrim.
kadın erkek eşitliğinin olmaması dışında kabul edemediğim, anlayamadığım birkaç şey daha var. mesela sizden olmayanlarla arkadaşlık etmeyin, kadın almayın kız vermeyin, size savaş açanları öldürün. bunlar uydurma değil kuran'da yazan şeyler. şu köle olayı da var tabi. bakara suresinde; inanmayan bir kadındansa inanan bir cariye, inanmayan bir erkektense inan bir köle daha iyidir. bu nedemek oluyor anlayamadım. cariye ve köle diye bahsedilen kişiler de insan. öyleyse kölelik dinimize göre normal bişey. hadi o günün şartlarına göre öyleydi diyelim. ama burda da bir sorun var. kuran'ın son kutsal kitap ve hz. muhammed'in ise son peygamber olarak bahsediliyor. yani böyle bir misyonu var. buna göre kuran'In tüm zamanları kapsaması ahiret gününe kadar geçerli olması gerekir. bütün kuralların net ve anlaşılabilir olması gerekir. oysa elimize bulunan kuran'ın bazı yerlerinin günümüz şartlarına uyarlanması mümkün değil. ben kuran'ı yok mu sayıyorum hayır. ama her eline geçenin bişey kattığı inancı içerisindeyim.
son olarak şu ince hesap olaylarına gireceğim. insana kutsal diyince böyle üçün beşin hesabını yapması bir acayip geliyor. yok mirasın üçte biri yok beş bölü onikisinin kare kökü falan filan. haksızlık yapılmaması eşit olunması söylense daha bi alengirli olurmuş. belki de öyle söylenmiştir de bize gelene kadar böyle olmuştur bilemeyiz. zira bir kadınla üç kere evlenilip boşandıktan sonra o kadın başkasıyla evlenip boşanmadan sizle tekrar evlenmesi haram kılınmış. bunun mantığını izah edebilecek biri varsa bana tebrik ederim ve başarılarının devamını dilerim. tabi biz inanmaya devam edeceğiz çünkü inanmak zorundayız. aksi takdir de kendimi çok boşlukta hissediyorum efendim*. ama mantığa sığmayan şeyleri kabul etmemeye devam. işimemi geliyor? hayır. bende bilirim dört kadın üç köle alıp keyfime bakmayı hava hoş bana nasılsa. amacım haksızlığın olmadığı, herkesin eşit olduğu bir dünya.