"insanlar ağlar" ile değiştirilmesi gereken önerme.
Yani şu klasik sarılıp öpmeden, sevdiğini açıkça söylemeden kurulan baba-çocuk ilişkisine sahip olmama rağmen ondan ağlama konusunda gördüğüm tutum bu önermeyi tam anlamıyla gözümde çürütmeye yetiyor da artıyor. Babam gelip bana "oğlu kanser diye ağlayarak saçlarını kazıyan mesut komiserin sahnesinde dün çok ağladım, aşırı duygulandım" diyebiliyor mesela. Ya da kendi babası onu yabancı biri zannettiği için terslediği zaman ağlayabiliyor falan. Hatta aile içinde babamın çok duygusal olduğunu, ona bazı şeyleri yansıtmamamız gerektiğini bile konuştuğumuz zamanlar olabiliyor. Böyle bir adamla büyüyüp "erkekler ağlamaz" klişesini görünce saçma bulmayı bırak direkt anlam veremiyorum, nasıl oluyor tahayyül edemiyorum.
Neyse ki iyi haber herkesin bunun bir klişe olduğu konusunda hem fikir olması. Yani bu teoride aşılmış bir norm, her ne kadar pratikte abartılarak sunulsa da zamanla komple ortadan yok olacağını düşünüyorum. Ergenliğini zalımın kızları için arabesk rap dinleyerek geçiren bir nesil gümbür gümbür geliyor çünkü.