türkiye'de profesyonel orduya geçiş artık bir şart olmuştur. bir kaç ay eğitim almış bebeyi güneydoğu'ya gönderip dağlarda yıllarını geçirmiş teröristlerin üstüne sürersen hepsi keklik gibi avlanırlar. herhangi bir muharebe esnasında keza öyle. güneydoğu'da ki ilçeleri geri almak için sadece profesyonel askerler kullanıldı. buna rağmen verilen şehit sayısı ortada. o yüzden bu iş askerliği meslek edinmiş profesyonel askerlere bırakılmalı. devlet de bu iş için kesenin ağzını açmalı. öyle 3.000 lira maaş ile de kimse güneydoğu gibi bir yerde o işi uzun dönem yapmaz. uzun dönem yapmayınca da personel sirkülasyonu fazla olur. personel sirkülasyonu fazla olunca da kalite düşer, uzmanlık seviyesi azalır. ayrıca bugün o maaşla sözleşmeli askerliğe rağbetin en büyük nedeni işsizliktir. işsizliğin düşük olduğu bir ortamda bu şartlarla o işi yapacak personel de bulamayabilirsiniz.
şimdi bütün bu söylediklerimden sonra kimse sanmasın ki bedelli askerliği veya zorunlu olmaktan çıkarılmasını destekliyorum diye. bütün ordunun maaşlı profesyonel askerlerden oluşturulabileceğini sanmıyorum. çünkü bedellilerden toplanacak para da bunu finanse etmeye yetmeyecektir. devletin kaynakları da ortada. hele hele türkiye gibi riskli ülkelerde vatandaşların mutlaka askerlik eğitimi almış olması gerekir. şu an ki zorunlu askerlikte ki amaç her hangi bir olağanüstü durumda devletin elinin altında hazır eğitimli asker bulundurmaktır. o yüzden ışık koşaner döneminde genelkurmay başkanlığı tarafından teklif edilen fakat yüksek karakter sahibi milletvekillerimizin oğulları yüzünden kabul edilmeyen herkese eşit 12 ay askerlik teklifini savunmaktayım. bu süre bir askerin belli bir seviyeye kadar yetişebilmesi için gerekli bir süredir. üstelik sıkı bir eğitim şartıyla. yani o dediğiniz ne 1 aylık bedelli eğitimiyle ne de 6 aylık kısa dönem eğitimiyle ot yolarak, çam iğnesi toplayarak, boş şarjörle nöbet tutarak bir bok öğrenmiş sayılmazsınız. tabi herkes olaya kendi menfaatini düşünerek baktığından, aslında türkiye'nin kimsenin umrunda olmayan sahipsiz bir devlet olmasından bu teklife üniversite mezunları da karşı çıktı.
söz konusu türkiye'nin savunması ise sınıfçılık, ayrımcılık, kayırmacılık yapılamaz. herkes eşit şartlarda ve eşit sürelerde askerlik yapmalıdır. kişinin üniversite mezunu olması onun sivil hayatı ile ilgilidir. bunun vatan borcu ile hiç bir alakası yoktur. bir iki hafta evinden ayrı kalmaya bile dayanamayan hanım evladı arkadaşlar! siz bu ülkenin ne şartlarda ve nasıl kazanıldığını biliyor musunuz? bu ülkenin bugünlere kadar nasıl gelebildiğini biliyor musunuz? bunu söylerken sizin için ölen şehitler hiç aklınıza gelmiyor mu? beğenseniz de beğenmeseniz de bu ülke ve o şehitler sayesinde varsınız.