mutfaktan mis gibi anne yemegi kokusunun gelmesi demek, her zaman ne olursa olsun yaslanacak bir omuz, sıgınacak bir liman olması demek (bkz: baba), "beni bak bal kız ni zaman geldin canınını yedigim ne zaman doncen gayri de bakam" diyen sımsıcak yurdum teyzelerine sahip olmak demek, "nörüüyonn balim ne cabuk boy attın gıı sen" diyen mahallenin yaslı bakkal amcasını gorup ondan aldıgın fileli renkli topla dukkanın camını kırdıgını hatırlayıp gulumsemek demek, gune mis gibi kokan boyoz kokusuyla uyanmak demek, aksam kordona cıkıp cimlerin uzerinde tum cocuklugunun birlikte gectigi arkadaslarınla birlikte siseden sarap icmek, saraptan degil deniz kokusundan ve cok gulmekten basınının donmesi demek, konaktan alsancaga kadar yurumek demek, varyantdan gunesin dogusu seyretip yosun kokusunu icine cekince ne kadar sanslı oldugunu dusunmek demek, her geri donuste "bu son bir daha ki sefere gelecegim bir daha da donmeyecegim memleket gibisi yok" demek.***