balıkesir'deki astsubay okulu'nda 1. sınıftan, 2. sınıfa geçmiş bir öğrencinin 15 temmuz ve sonrası yaşadıkları...
kahramanımız e.t 22 yaşında.
balıkesir astsubay hazırlama okulunda öğrenim görürken 31 temmuzda okulun kapatılmasıyla okuldan atılmış, türk silahlı kuvvetleri ile ilişiği kesilmiş.
yoksul bir ailenin çocuğu.
vatanını, milletini seven bir aileden geliyor. aile komple mhp'li, atatürkçü bir aile.
bundan sonrasını diyalog halinde yazmak istiyorum.
bt: 15 temmuz günü, gecesi neredeydin?
e.t: izmir'de eğitim kampındaydık.
b.t: darbe girişimine katıldınız mı? ne oldu o gün.
e.t: bizim hiçbir şeyden haberimiz yok. biz eğitimdeydik. bizim okuldan 3 tane bölük komutanını tutukladılar, bizi de askeriye içinde tuttular, dışarı çıkarmadılar, 31ağustos'a kadar askeri tesisin bir köşesinde öyle bekledik tutuklu gibi. sonra da okulun kapandığını, bizim tsk ile ilişiğimizin kesildiğini söylediler ve evimize yolladılar.
b.t: yani okul kapandı ve siz dışarıda kaldınız.
e.t: evet, ama okuldan atıldık.,
b.t: peki ya son sınıfta olanlar, mezun olanlar, okulu bitenler.
e.t: onların da silahlı kuvvetler ile ilişiği kesildi. okul mezun vermedi.
b.t: peki ya harp okulları? misal harp okulunda 4. sınıfta olanlar?
e.t: hepsi, onlar da atıldı. yani 8 senedir askeri okulda olan birinin dahi silahlı kuvvetler ile ilişiği kesildi.
burada bir açıklama yapmak istiyorum.
15 temmuz günü askeri okullarda olan her öğrencinin tsk ile ilişiği kesilmiş.
yani, harbiyeyi bitirmek üzre olan, son sınıfta olan bir subay adayı dahi ordudan uzaklaştırılmış.
ne büyük bir saçmalık...
bu öğrencilerin sayısı toplam 40 bin.
40 bin kişinin hayatı elinden alındı.
bu çocuklar darbeci mi?
b.t: peki şimdi ne yapacaksın?
e.t: bize 2 yıllık üniversiteye gitme hakkı tanıdılar, ben xxx üniversitesinde 2 yıllık yyy bölümüne gideceğim.
b.t: 2. sınıftan mı devam edeceksin?
e.t: evet.
b.t: peki sonra astsubay olman için ne gerekiyor? yeniden mi başvuracaksın?
e.t: astsubaylığa başvuramıyorum. çünkü tsk ile ilişiğim kesildiği için bu okullara başvurabilme hakkım yok, sadece jandarma astsubay okuluna başvurup "kır polisi" olabiliyoruz.
b.t: peki ya diğer askeri öğrenciler, misal harp okulu öğrencileri? onlar yeni kurulan milli savunma üniversitesine gitmeyecekler mi?
e.t: hayır, milli savunma üniversitesi birkaç yıl öğrenci almayacakmış. 15 temmuz'dan sonra atılan harp okulu öğrencileriin de ya 2 yıllık ya 4 yıllık bir üiversite bitirmesi gerekiyor, ondan sonra başvuracaklar ama onlar da tsk''ya bağlı kurumlara başvuru yapamayacaklar. yani en fazla jandarma olabilirler, yeni adıyla kır polisi.
b.t: peki şu an ne düşünüyorsun? üzgünsün tabi, kırgınsın.
e.t: evet, kırgınım, hayallerim yıkıldı, geleceğimle oynandı. ben önümüzdeki sene astsubay olacaktım, maaşım olacaktı, kendime bir hayat kuracaktım. şimdi bu belki birkaç sene gecikecek, belki de hiç olmayacak.
b.t: o halde önümüzdeki sene 2 yıllığı bitirip tekrar jandarma astsubaylığına başvurmayı düşünüyor musun?
e.t: evet, tabi ki düşünüyorum, ama almayabilirler. çünkü biz devletin gözünde fişlendik artık.
evet, devlet bu çocukların hayatlarıyla oynadığı gibi, bir de onları fişledi.
şimdi bu çocukların sicil dosyalarında "tsk'dan atıldı" yazıyor.
yani hangi devlet kurumuna gitseler ordudan atılmış muamelesi ile karşılaşacaklar.
bir de bu durumun türk silahlı kuvvetlerinde yaratacağı boşluğu düşünün.
birkaç sene tsk'ya yeni subay ve astsubay katılımı olmayacak.
bu komuta kademesi ve terfileri etkileyecek haliyle.
peki ya tsk bu personel açığını nereden tamamlayacak?
stratfor benzeri kurumlardan lejyonerler mi kiralayacak devletimiz?
burada aklıma hemen sadat geliyor.
sadat'ı bunun için mi kurdunuz?
ihtiyaç hasıl olduğunda tsk içinde yapılanma ve çöreklenme için mi?
yarın bir gün pkk saldırılarında hulusi akar çıkıp gelen eleştirilere "elimde yeterli personel yok" derse ne diyeceksiniz?
halkın gözünü nasıl boyamayı düşünüyorsunuz?