bundan yıllar önce türk sinemasının daha sinema olmadığı dönemlerde babam ve oğlum diye duygu yüklü bir türk film çekilmişti. günler öncesinden film hakkında öyle methiyeler, öyle şeyler söylenmişti ki giden bir pişman gitmeyen bir pişman. yeşilçamın o gözü yaşlı şimdinin nineleri olan guruh'da bu filmle birlikte yeniden doğmak, gözyaşlarını bir nebze'de olsa akıtmak için filme akın etmişti. sinema salonunu hınca hınc dolduran karı-koca, nine-torun, heteroseksüel-biseksül kişiler salonds yerini almıştı. ıhımm şimdi film esnasında yaşanan okuyucuyu bilmem ama olay üstünden 2,5 yıl geçmesine rağmen beni halen güldüren şu diyaloğu paylaşmak isterim.
bıyıklı abi : 657 e tabii normal yurdum vatandaşı.
başörtülü abla: bıyıklı abinin eşi.
ben: ben.
o esnada bu karı- koca çift birbirine sarılmış titreye titreye ağlıyorlar sonrasında abimiz bana dönerek
- ulan bu nasıl bir filmmiş, bu ne acı yaw, zikiyim yahu ( o esnada gözler ağlamaklı)
+ sorma abi ağzımıza sıçıldı valla.
acının vermiş olduğu ruh haliyle gömleğinin cebinden sigarasını çıkarır ve yakar. eşinin ve salondakilerin tüm ısrarları gözardı ederek sigarasını bitirir.