kanalını 40 milyon dolara satan adam. borçtan dendi, çalışanların maaşını ödeyemiyoruz ne yapalım yani dendi ve sattı. görünen sebeb bu! peki! diyoruz ve yutuyoruz. ama bu kanal satış olayının bir de (ki burda kanıtlamam biraz zor ama yine de yazacağım) başka yönü var:
1- tuncay özkan, ta baştan beridir siyasete girmek istiyordu ve 5-6 yıl önce kanaltürk sırf bu amaçla kurmuş ve bunun için destek ve ortam oluşturmaya çalışmıştır.
2- önceleri hükümete karşı aktif bir muhalefet sergiledi ve böylelikle mecliste olması gereken ama olmayan muhalefeti kanaldan yapmıştı, esasın da farkında olmasa da büyük bir boşluğu hasbel kader de doldurmuştu. meclisten göremediği muhalefeti tv kanalından gören ve muhalefet bekleyen bir kısım vatandaş da doğal olarak tuncay özkan'a arka çıktı.
3- tuncay özkan bir kaç yıl daha yanı mantıkla gitti ve ta ki chp'de kurultay seçim vs. olana kadar. bir de ne olsun? tuncay beyin amacı, chp'nin parti meclisine üye olmakmış meğer. işte o andan itibaren tuncay özkan kişisinden chp'ye karşı sözler, muhalefet... resmen "chp benim sayemde kurtulacak" demeye getirmeler, kendi kendine gelin güvey olmalar... ama ne yaptıysa olmadı. chp'den tuncay özkan'a uyarı geldi, kulağı çekildi tuncay'ın! "otur oturduğun yerde. senin işin medya, sisyasetle işin olmaz senin" şeklin tuncaya ikaz edildi. sonunçta, tuncay durumun farkına vardı: "bana chp'den iş çıkmaz, bu herfiler beni yanlarına almazlar". ve tuncay'ın siyasete atılma umudu böylelikle suya düşmüş oldu. daha önceleri:"beni chp'ye almazlarsa, ben de gider yeni parti kurarım" diyordu ama o da tutmadı. ve sonuçta tuncay en güvendiği yer olan chp'den s.ktiri yedi! bu beyhude ve başarısız çalışmasından bu tuncay'ın eline kalan:
"5-6 yıl önce açtığı bir kanal ve sisyaste ortam hazırlamak için etrafına bir şekilde toparlamayı başardığı 1 milyon 3 yüz bin insan, ha bir de borçlar".
4- e tuncay özkan gibi pragmatik biri esas amacı olan "sisyasete atılmak" fikri suya düşünce, bu uğurda açtığı kanalı ve bu doğrultuda oluşturduğu örgütlenmesi de doğal olarak iptal oldu. zararın neresinden dönersem kardır mantığı ile de kanalını 40 milyon dolara sattı (ki aldığım duyuma 60 milyon dolar, ama bunu burada ispatlayamam)
hepsi ama hepsi tuncay özkan'ın amcına giden yolda bir araçtı ama olmadı. hem de hiç beklemediği bir yer olan chp'den tokat yiyerek gerçekler ile yüzleşti. halkı arkama aldım dedi ama yemezler. arkasına aldığı insanlar bile tuncay'a en az zilyon kadar uyarıda bulundular:" tuncay sisyaset senin işin değil, parti falan kurcam diyosun ama bize güvenme" diye!
5- bu satıştan önce tuncay özkan'ın chp'den karşıklıksız para alma olayı gündeme gelmişti. hatırlayalım. esasında bu bu tuncay'ın son kozuymuş meğer! ya, adam aba altından meğer chp'ye sopa göstermiş! ulan siz beni chp'ye almadınız ben de dümece bir kaynağı bakanlığa iletir bir şekilde siz chp'yi karalamaya çalışırım" diye de düşünmüş ama bu da tutmamış, zira tuncay efendinin gizliden oynadığı oyun ve 3 milyon dolarlık işin faturasının bir eşi de meğerse chp'de saklı tutluyormuş. tuncay'ın danışıklı dövüşlü, gizliden planladığı "3 milyon dolarlık fatursız" ihale gündeme gelince chp bu faturaları tuncay özkan'a göndererek "bu da sana kapak olsun tunca, bizle oynama" demiştir. sonrası malum, tuncay bu olaydan bile kendine pay çıkartıp "ekranlar çıkıp kanaltürk'ü kapatmak istiyolar ama faturalar ben de ey halkım" deme cüretini göstermiştir. halbu ki halk ne bilsin "tuncayın elindeki gerçek faturaları chp tuncay'ın oyunun bozmak için yine tuncay'a gönderdiğinié.
sonuç: burada anlattığım olaylar, kanaltürk ve tuncay özkan kişisi üzerine çok güvendiğim ve uzun bir zamandır tanıdığım arkadaşımın bu konu hakkında bilgilendirmesine dayanarak çıkarılmış bir özettir.
bu özet, tuncay özkan kişisinin rahmetli aziz nesin'in anlattığı "zübük" karekterine ziyadesi ile uymakta olduğu görülmektedir. zübük romanını okuyanlar bilir, zübük zadenin siyasette tutunmak için neler yaptığını?
ha burada bana kalırsa en karlı tuncay özkan çıkmıştır. neden mi? herif borç batağındaki kanalını 40 milyon dolara (60 milyon olduğu söyleniyor) satmıştır. kemiksiz et vallaha. bu devirde tırak diye 40 milyon dolar parayı çıkarıp vermek zor hem de medya işine yatırım yapmak ne kadar akıl karı bilinmez. ama tuncay özkan bu sahneden çekilmiştir artık, parası bankasında oh. ha bu arada bizkaçkişiyiz.com'a üye olanlardan da öyle bahsediliği çok büyük paralar alınmamış. üyelik aydadı 3-5 ytl. civarında olduğu, zaten bir çok kişinin de bu parayı ödemediği bilinmektedir. yani tuncay özkan kişisi bizkaçkişiyiz.com dan öyle bahsediliği gibi büyük bağışlar almış biri de değildir. 3 ile 5 ile dönmez zaten bu işler.
edit: bu arada bazı kişiler bu işi laikliğe kadar götürüp, tuncay özkan'ı hedef alırmış gibi yapıp esas amaçları laikliğe laf çakmak olmuş. iyi bakılırsa bu anlaşılıyor. yazık derim! zira, tuncay ve laisizm ne alaka?
e benim canım kardeşim, bugün tuncay özkanı bu kounda yerden yere vurmuşsun tamam, ama daha dün süleyman mercümek'inden tut da deniz feneri yardım organizsayonun almanya'da akladığı paralara, kayıp trilyon davasına kadar türlü kazıklama yöntemleri geliştirmiş "din kiseveli" kişileri görmezden gelirsin de gücün bir tek tuncay özkan'a mı yeter? ha pardon ama tuncay özkan laikliği koruyucu meleğiydi değil mi? vurun o zaman tuncay'a anasını satayım!
şimdi, temkinli olmayıp da tuncay özkan'ın arkasından giden vatandaşa da çok yüklenmek istemiyorum, zira onlar da muhalefetisiz bir toplumun ve meclis'in fakrında olan bazı vatandaşalar "işbilir tuncay'ı" sarılacak dal olarak görmüşlerdir. ama o dal kırldı hem de o dal kendi kendisini kırdı, bilerek ve isteyerek. bu kerteden sonra "ben hıyarım" diyenin arkasından tuzlukla koşmadan önce oturup düşünmek ve "ben ne yapıyorum" demek gerekir. yoksa daha çok üzlürsünüz, daha çok kafa bulurlar sizlerle.
edit2: burada özel mesaj yolu ile 2-3 ay önce tuncay özkan üzerine tartıştığım bir arkadaş vardı. şimdi nickini verip de kendisini burada afişe edecek değilim, ama sanırım o tuncay özkan müridi arkadaş bana bir özür borçlu?