aşk

entry15877 galeri
    13683.
  1. Yoğun duygular karmaşasıdır aşk. Aklın ve mantığın bittiği yerde duygularına koşarak teslim olmakla başlar. Kontrol aşktadır artık. Dizginlemek mümkün değildir. Sevginin aşırı halidir aşk. iyi ve kötü bir çok duyguyu yanında getirir.

    Affetmem dediğiniz hataları affettirir aşk size getirdiği merhametiyle. Gitmem dediğiniz yolları kat ettirir aşk size getirdiği azim ile. Kıskanmam dediğiniz şeyleri kıskanırsınız aşk ile. Yapmam dediğiniz şeyleri yaptırır yani kısaca aşk size.

    Aşk kendini ikinci plana atmaktır her daim. Kendini düşünemez olursun. Aşk kendini ona vermektir koşulsuz. Aşk sizi alır, güvende hissettirir, sıcak hissettirir.

    Özlemeyi bir görüşmenizden diğerine kadar geçen süre içinde yaşadığınızı sanırsınız. Fakat asıl özlem bu değildir. Onun yokluğunda geçmeyen uykusuz geceler, yalnız sabahlar, ona dair en ufak ve önemsiz detayları büyük bir hasretle özlemek, sadece sarılmak ve kokusunu duyabilmek için dünyaları verebilecek olmak, bunların yokluğunda büyük acılar çekmek işte aşkın getirdiği acı ve gerçek özlem budur.

    Bir pencere, bir kaldırımtaşı, bazen bir yol bazen de bir semt sana onu hatırlatır ve hatırlatacaktır her daim. Unutma çabasına girmesin aşık olduğunda. Unutamazsın da zaten aşk sana onu hatırlatır her küçük detayda. Sokaklarda o ezberlediğin, aşık olduğun masun yüzü ararsın insanların yüzünde. Ve aşk onu her şeyi ile her hali ile her şeyini sevmektir.

    Bazen bilirsin sevdiğinin nerede olduğunu ayrılık öncesi bir davetiyeden. Mesela bir düğün salonu. Bilirsin o içeridedir, yakın olduğu kadar uzaktır sana. Sen o binanın önünden geçersin defalarca hasret kaldığın yüzü görebilmek umudu ile belki hava almaya çıkar diye. Ama beklemeye cesaretin olmaz, korkarsın.

    Aşk yüce bir duygudur. insanı insan yapan en önemli şeydir belki de. Ama gerçek şu ki aşk tek başına yetmez bazen. Kahpe dünyanın gerçekliğinde boğulur bazen aşk. Çıkmazlarda tıkanır. Bazı insanlar o uyumu yakalayamaz işte. Fakat aşk tüm o uyumsuzlukları ve olumsuzlukları kabullenip, öyle olduğu gibi sevip büyük fedakarlıklarda bulunmaktır bazen de. Ama aşk uyum aramaz, isterse dünyanın iki en zıt karakteri bile aşık olabilir birbirine. O kişiyi öylesine çok seversiniz ki ona dair her şeyi kabullenip bununla yaşayabilirsiniz. Böyle bir aşk çoğu zaman gelecek için olumlu sinyaller vermez. Sizi tarif edilemez bir acı ve sıkışmışlık hissine mahkum eder onun yokluğunda onu sevmek. Böyle de mantıksızdır aşk çünkü aşığızdır akıl ile değil kalp ile hareket ederiz. Bazen yarım kalmış düşlerdir aşk ve uykusuz göz yaşlı geceler.

    Bazen çok mutlu olmaktır aşk, ama bazen de ölesiye üzülmektir. Bazen çok üzer sevdiğinin seni bırakması. Zaman geçer o da senin çektiğin acıyı çeksin o da üzülsün istersin. Fakat bunun için pişman olursun sonra. Ne olursa olsun üzmeye kıyamazsın onu. Onu üzdüğün için ondan fazla üzülürsün. Mutlu olsun istersin. Aşk kimi zaman saçma sapan bir hal alır, hissettiğin duygular içersinde kaybolursun ifade bile edemeden kendini. Dedim ya aşk yoğun bir duygu karmaşasıdır. Bazen aşk Nazım'ın da dediği gibi elmanın seni sevmesini beklemeden sevmektir elmayı.

    Aşkı böyle ufak bir yazıda anlatabilmenin imkanı yok elbet tabii. Delacroix'inde dediği gibi: "Aşkı anlatabilmek için yeryüzünde var olan dillerden çok farklı bir dil gerekir."

    Bu sadece hissettiğim yoğun duygu karmaşasından ufak bir kesit ve elbet görecelidir ve bence aşk işte böyle.
    6 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük