Ben bu adamı savunmaktan yoruldum. Kendisi prensipli bir devlet adamıdır. Partici kimliğinden önce (aynı ümit dündarın asker kimliği gibi) devlet adamı kimliği gelir. iktidar uğruna sol görünümlü faşist teröristlerin bulunduğu koalisyona katılmaz, seçmenine verdiği sözü tutaraldığı oyla iktidara muhalefet eder. Tüm bunları türkiyenin çirkef siyasi hayatına uymayan adabıyla yapar. Mhplileri militan kimliğinden soyutlar, faşizme soyunan seküler milliyetçileri köreltir. Ülkede yalnızca demogojiyle oy toplayabilecekken tansiyonu düşürmek adına uçuruma yuvarlanan türkiyenin freni görevi görür. Kendi siyasi duruşu sebebiyle yeri geldiğinde chp ile yerş geldiğinde akp ile temasa geçer birlikte hareket eder. Senelerdir cemaat tehlikelidir, kürt açılımı tavizdir diye kıçını yırtarken herkes dalga geçer sonunda herkes onun çizgisine gelir. Tüm bu gündemi soğutan fren görevi gören devlet adabı bilen adama yıllardır ne kendi tabanının ne diğer partililerin demedikleri kalmamıştır. Ekonomik duruşu ziyadesiyle ithal ikameci, cihanı bilmiyoruz ama yurtta sulh ilkesini benimsediğini görebiliyoruz. Her ne desek boştur. Bu efendi adam yerine piç adam tercihinin siyasi düzlemdeki tezahürüdür. Ancak hatırlatmak gerekir ki türk ocaklarını siyonistlerin altınlarıyla kuranlar da çok radikal ve katıydı. Otağımızda daha fazla batı sermayesinin emrine amade meral akşenerler tansu çillerler görmek istemiyoruz. Evet bu çerçevede arap sermayesini nisbeten tercih edebiliriz. Zira entegre olduğumuz batı dünyasının iki yüzlü siyaseti her gün karşımıza çıkıyor. Keşke sayın Bahçeli yunan ve ermenilerle de geçmişe bir sünger çekip aramızı yumuşatsa. Zira manş denizine ve britanyalı nesle aşina değiliz.