vizyonu, prensipleri, etik bir duruşu ve karakteri olan bir spor kulubüne yakışacak nitelikte başkan gibi başkan.
türk medyasının ve insanlarının sevdiği cinsten kamera karşısında ağlayan, rakip takımlara ve hakemlere sallayan yönetici profili çizmediği için dikkat çekiyor haliyle.
yıldırım demirören'den aldığı kulüp bitikti. o kafada biri gelmiş olsa belki şimdi kapısına kilit vurulmuş ya da en fazla orta sıralara oynayacak bir kulüp haline çoktan gelmiş olacaktı.
artık forması ilk üçe oynar geyiğinin yemediğini geçtiğimiz sezon galatasaray'ın içine düştüğü durumla görmüş olduk.
başkan ne yaptığını biliyor. süleyman seba, serdar bilgili gibi beşiktaş'ın başına gelen güzel şeylerden biri.
beşiktaş için bir dönüm noktası. kendisi kulüp tarihinin önemli isimlerinden biri olarak ileride konuşulacak, burası malum.
yalnız şöyle bir tarafı var ki beni endişelendiriyor..
kulübün lisanslı ürünleri, maç biletleri, aylık dergisi bile inanılmaz pahalı.
beşiktaş halk takımı değil saray takımıdır açıklamasına katılmıyorum çünkü beşiktaş öz ve öz halkın takımıdır.
semtin çocuklarının, üniversite gençliğinin, lise sıralarının, 9-5'e tabi memurların takımıdır.
zor gününde yanında olan bu taraftarın tuttuğu takımın imkanlarına ulaşması da en doğal hakkıdır.
bugün oynanacak sıradan bir hazırlık maçının bile en düşük bilet fiyatı 50 lira.. gelen takım beşiktaş'ın bir kademe aşağısı olimpiakos.
formalar 155 lira, tasarımları tartışılır. aylık dergi 15 lira.
taraftarın sırtına bu kadar yüklemek yanlış. fiyatlar biraz daha makul oldukça gelir eminim ki daha yüksek olacaktır.
biz sevdamızı uzağında da olsak desteklemekten asla vazgeçmedik çünkü.