bu elamanların ne olduğu kim olduğu pek de önemli değil. Zira, genellikle uçmuş tiplerden oluşan bir topluluk.
Bu uçmaya, din, morfin, koko, çakmak Gazı gibi etkenler neden olmus olabilir. O kısım da pek mühim değil.
E neresi önemli, neresini tartışalım diyenler olacaktır.
Efendim, bu ışid denilen kımıl zararlısı teror örgütü gerçekten de din ile kafayı bozmuş tiplerden oluşuyor olabilir. Bakınız, kendilerini hakikaten cihadist, daha doğrusu Mücahit sayabilirler. Bu konuda sıkıntı yok. Dediğimiz gibi, çakmak Gazı çok zararlı. Dikkat edilmeli.
Fakat asıl dikkat edilmesi gereken nokta hep aradan kaçıyor, bir yerlere kaynıyor. Bu elemanlar, pardon birkaç öfkeli genç, böylesine geniş ekipmanları Nasıl temin edebildi? Suriye iç savaşı'nda tabii ki diyenler çıkabilir. Lakin, bu tipitipler Suriye'de etkin değilken bile bir ton(lafın gelişi, iki ton da olabilir) mühimmata sahiptiler. Irak? Evet, Musul onlar için önemli bir kaynak oluşturdu. Fakat, her gün onlarca çarpışma içine giren bir Kabile için o ele geçirilen mühimmatlar affedersiniz çerez parasıdır. O malzemeler ile zaten Irak'ta savaşıyorlar. Ya Suriye? O mallar nereden aktı geldi?
Şimdi mit tırları vs girmeyeceğim. Aklı olan o aklını kullansın. Geçiyorum.
Besleyen olmuyor mu? Eh, imkan verdiği sürece bütün sapkınlar bu teröristleri bir sekilde besliyor. Kim olduklarını az buçuk kestirebiliyoruz. Lakin, kesin konuşmamakta ve isim vermemekte fayda var diye burada da susuyoruz.
Şimdi gelelim bu ışid'in niye beslenip, bu kadar palazlandırıldığı konusuna.
Efendiler, dunyada bir globalleşme, bir küresel birleşme aldı başını gidiyor. Bunun sonu nereye varıyor?
Halklar kardeştir, pkk kalleştir. Bunu da araya sokuşturayım.
evet, bunun sonu sınır olmayan, Avrupa birliği'nin daha da üst bir yapısı olabilecek birleşik dünyaya varıyor. Dinler arası diyaloglar yapılıyor. Papaz oruç tutuyor, imam şaraba vuruyor. Neyse konu bu değil, içen içsin efendim, ben sevmiyorum tadını. Hah işte tam da bu noktada kısmı de olsa yeni bir pax romana kuruluyor. O da ne? Bakıyoruz ki bir yandan Ukrayna affedersiniz boka batıyor. Öteki yanda da sakallı tipler kelle avına çıkıyor. Hop, yeniden silah başına. Eh, silah da satılmalı. Ordular yoksa taş mı atacak? En önemlisi, kara para ve korsan yolu ile el altından silah kaçakçılığı yapılıyor. Barış sürecinde kapanan silah ekonomisi birden genişliyor. Türlü devletler bu kımılların üzerine raid gibi eski cephanelikleri boşaltıyor, yenilerini test etme şansı buluyor. Bunlar da cihad cihad diye geziyor.
Ayrıca, sol görüşe yakınlaşmaya başlayan ülkeler, insanların sağa yatkınlıklarından dolayı dibi görmeye başlıyor. Bu sağ yayılmacılığı da korku ve etnik köken gibi şeyler üzerinden sağlanıyor. ışid de tam bu noktada devreye giriyor.
Örneğin; Fransız halkı birbirine kenetleniyor, teröre lanet okuyor. Fakat en önemlisi, vatandaşa ortak bir düşman bulunuyor. Bu da onları bir araya getirip, itaat etmelerini sağlıyor. Aşırı sağ partiler kendilerine sempatizanlar buluyor.
insan birey iken sorgular, yanıtlar arar. Eğer bu insan başkaları ile kitle haline getirilirse mantığını çöpe atar, karizmatik bulduğu lidere itaat eder. işte bu yapılmaya çalışılıyor.
Hatırlayınız, dipte, sonda, depresyonda olan Alman halkı adolf reyizin etrafında Nasıl toplaşmıştı.
Yoksa cihad vs yapacagım diye yola düşen iki keleşli elemanı anında dünyadan kazıyabilecek onlarca istihbarat servisi neden uyusun ki? Değil mi canım?