bir insanın hiçbir şart ve koşulda içinde bulunmaması gereken durum.
yıl 2005-2006
liseyi henüz bitirmişim, babam ailecek ( totalde 4 kişi )
bizi karşısına almış anlatıyor.
durumlar kötü, bir nevi kumar oynadık ve kaybettik. elimizdeki her şeyi almaları muhtemel, bu borçlar bizim, hepsini ödeyeceğiz.
bir süre arabamız, paramız şuyumuz buyumuz olmayacak.
hatta üniversiteyi kazanmanız durumunda bir sene geç başlama ihtimaliniz de var. dershane de yalan olabilir.
o yaz çalışıp dershaneye yazılmıştım, kendi paramla. babam da dediği üzere bitmiş, tükenmişti.
lakin şerefini satmadı hiç, her kim ki borcun var dedi eldekiler satılıp ödendi.
yıl 2016, yıllık 10 milyon cirolu, x bin kârlı bir şirketimiz var. vergilerimiz, sgk ödemelerimiz düzenli ödeniyor.
çalışanlarımız mutlu, biz keyifliyiz.
babam o gün bitti diyerek oyunu bitirebilirdi, yapmadı. bize o günler için hep şunu söyledi.
bir şeyin resim olabilmesi için farklı renkler lazım. o günlerde hayatımız karanlıktı, ama bir yerde beyaz çizgiler olacaktı ki resim olsu. o beyaz çizgiler için savaştım. ( ya babama da bunu kim öğrettiyse amk, hep aynı şeyi söylüyor )
itibardan söz açıldı sonra;
para kazanılır kaybedilir, mühim olan itibarı kaybetmemek diye ekledi.
5 yıldır ticaretin beyin takımındayım, muhasebe bölümünden buraya geldim.
sizi temin ederim büyük bir şirket olabilmek için önce büyük bir insan olmak gerekiyor.
ben eminim banka hesabında onlarca milyonu olan adamlardan daha çok itibar görüyorum. çünkü bırakmadık, aile olup birlik olmayı başardık.