lost

entry4257 galeri
    1110.
  1. --spoiler--
    nedense genel kanının aksine black smoke ile benjamin'in direkt bir ilgisi bulunmadığı kanaatindeyim. benjamin, black smoke'un ne işe yaradığını biliyor ama ne olduğunu veya nasıl kontrol edildiğini bilmiyor bence. benim aklım eve döndüğünde üstünün başının batmış olmasına takıldı. bana kalırsa her nereye gittiyse, orada bir şekilde zaman atlaması gerçekleştirdi. kurallar değişti diyerek bunu yapması akla soru işaretleri getirdi. black smoke daha önce de takılıyordu, ama benjamin gaza gelince çıktı ortaya. benjamin'in uçak ahalisine bir garezi yoktur ki daha geldikleri gibi üzerlerine salsın dumanı.
    neyse, bana kalırsa benjamin bir zaman atlaması yaptı ve burada askerlerin geçmişiyle ilgili birşeyi değiştirdi, her ne yaptıysa bu onu baya uğraştırmış olmalı. akabinden black smoke kendiliğinden ortaya çıkarak aslında orada olmaması gereken adamları oradan aldı. bu bağlamda düşününce black smoke'un diğer öldürdüklerinin de aynı şekilde, ölmüş olması gereken ama her nasılsa yaşamayı becermiş insanlar olacağını düşünüyorum.
    bir de doktor olayı var. roket deneyi ile daniel, ada ve dışarısı arasında kısa bir süre zaman farkı olduğunu farketmişti. zannederim, buradaki fark sanılandan fazla. daniel sadece dakikaya bakarak yaptı bu işlemi. aradan günler, aylar hatta yıllar geçmiş olabilir. ama sanırım birkaç hafta falan. aslında daniel adam gibi sorsa bir orada hangi gün, hangi ay saat kaç diye.
    ayrıca sayid'in neden benjamin'in tetikçiliğini yaptığını da öğrendik bu bölümde. ama kafama takılan soru şu, benjamin, sayid'in penelope'yi tanıdığını biliyor mu? sayid'in bildiğim kadarı ile penelope hakkında bir fikri yoktu ama desmond ile gemiye çıktıktan sonra tanımış, öğrenmiş oldu. eğer benjamin'in bu durumdan haberi yoksa ve sayid'i penny'nin üzerine gönderirse işler karışabilir.
    benjamin, tunus'a nasıl geldi sorusu feci bir muamma. sanki nerede olduğunu bilmiyordu ama otelde yeri de hazırdı. ayrıca hangi tarihte olduğunu tam bilmediği de açıktı. daha doğrusu bir tahmini vardı ama emin değildi gibi geldi bana. yani gelmek istediği zamandaydı ama yanlışlıkla geri dönme veya atlama yapma ihtimalinden korktu sanırım.
    ayrıca, önce ırak'a gelmek istedi yanlışlıkla tunus'a gitti diye düşündüm ama üzerindeki kıyafet iki ülke için de uygun değildi. tamamen rastgele bir ışınlanma mı gerçekleşti acaba. ışınlanma olayının da benjamin'in tunus'a gittiği sırada üzerinde olan dharma istasyonu logosu ile ilgisi olduğunu okudum ama net bir bilgim yok.
    jack ölmeyecek bunu biliyoruz. malum, flashforward'lar. aslında görmemiş olsaydık, acaba adadaki görevi bitti de ölüyor mu diye düşünebilirdik. görevi milleti adadan çıkartmaktı ve daniel'in hayır sizi götürmeyeceğiz cevabı ile bu görev başarısızlık olarak sonuçlandı gibi düşünürdüm ben olsam. ama ileriyi biliyoruz o yüzden korku yok.
    miles'in claire'ye ettiği emin olma lafı belki öylesineydi ama ileride claire'in bebeğine kate'in baktığını düşünürsek, acaba sorusu da çakmadı değil zihnimizde.
    jacob diye yola koyuldu bizimkiler hadi hayırlısı diyoruz onlara da.
    bir türlü ölmeyen rus eleman ve diğer others tayfası sanırım tapınak denilen yerdeler. sadece others tarafından biliniyor yeri gibi birşey demişti benjamin, orada o kadar gizli ne var ki, locke'u falan götürmüyor oraya.
    lost biter, soruları bitmez.
    --spoiler--
    0 ...