ilk otuz sayfası adnanın işten kovulduğunu öğrenip markette pek de hazzetmediği üvey kardeşini görmesini anlatıyor ama aman allahım nasıl bir betimleme nasıl bir geriye dönme. sanırım yaptığı bu betimlemeler sayesinde karakterin varlığına o kadar inanıyorum ki acaba gerçekte de böyle biri var mı yoksa da olsaydı ne güzel olurdu şeklinde sorgulamalara itiyor beni.
t: şimdilik hiç de fena gitmeyen bir ahmet ümit romanı.