eskiden oturduğum mahalleye, yani eski mahalleme uğramıştım. tam 9 yıldır ilk defa gidiyordum, bu yüzden eski mahallemin ayrıntılarda değişen siluetine baktıkça içim kötü oluyor, kendimi yaşlı hissediyordum. eski binalar boyanmış, karşı apartmandaki müzelik "erda eren idam edilemez" yazısı kapanmış, sokakları futbol sahası olarak miraz bıraktığımız nesil kendini teknolojiye(!) vermiş, mahalle maçlarını kazanınca bize meybuz dağıtan tuncay amca vefat etmiş...
kafamda kuyrukları birbirine dolanmış binbir tilki, kafam parçalı bulutlu, çok hafif de sisli sallana sallana yürüyorum eski sokağımda. tam bi sigara alevlendirecektim ki, tanıdık, ama benim tanıdığımdan daha kalın bir ses arkamdan bana seslendi:
-ariaaaa, lan ariaaaa
ana! yasin? bizim yasin lan bu! sesi kalınlaşmış, sakalları çıkmış, ama hala bizim yasin bu.
+yasin naber lan napıyorsun
-olum var ya anan kadir gecesi doğurmuş seni. biz de bütün çocukluk arkadaşları toplandık bu gece bizde, bir aria yok diyorduk ki sen çıkageldin.
+valla mı lan, yürü mna koyim gidelim.
gittik yasinlere. baran, selim, cemal, gözde, şevbu, funda, bora... hepsi orada. toplanmış ipneler hep beraber, alem yapacaklar, bana da haber vermeyecekler. olur mu lan, yer miyim ben.
lakin bu içlerinde cemal olanı ziyadesiyle dindar bir aileden geldiği için hayatında ağzına içki sürmemiş. herif 24 yaşına gelmiş ama alkolün tadını hiç tatmamış hayatında. ona kalsa hala içmeyecek ama hepimizin toplanması şerefine 1-2 bişiler yuvarlayacak işte.
neyse efenim, herkes başladı içmeye. daha biz yeni başlamıştık ki, cemal hepimizin "abi yavaş iç şunu ilk içişin çarpılırsın" tavsiyelerimize kulak asmadı ve zom oldu. hem de 1 birada! hem de öyle bir zom oldu ki herif, yatağa sürükleyerek taşıdık.
yalnız diyaloğun yaran kısmı bir bira ile sarhoş olması değil. büyüdüğümü anladığım o gül kokulu anılar da değil anlatmak istediğim. sabret olm iki dakika, yazıcaz alta.
neyse sabaha kadar içtik biz, kimimiz kustu (hepsiyle de ben uğraştım) kalanlar muhabbete devam etti.
sonra (haliyle) sabah oldu.
herkeste bir uyuşukluk, alkol sonrası baş ağrısı. cemal'den hala ses yok, mağarasında uyuyan boz ayı huzurunda horluyor camış.
biz kahvaltı masasını kurmaya uğraşıyorduk ki, bizim boz ayının kapısı açıldı, göbeğini kaşıya kaşıya romantik aşk adamı kimliğini pek siklemeden en kıllı haliyle daldı mutfağa:
-naptınız lan gece bana yaraam
+(kızlar var etrafta ayı) cemal, naber yavrum? nasıldı gece?
*cemal, ilk sarhoşluk deneyimin hakkında neler söylemek istersin? pişman mısın? bugün olsa bir daha yapar mısın
-siktirin lan amcık herifler
+hahahhahaha (hala amcık diyor ya, olum kızlar var sussana) puhahahahahhaha
-olum yanlız var ya, o son birayı içirmeyecektiniz bana. ne olduysa o son biradan sonra oldu!
+^'+%&
*^+&'/%/'^%