Üniversitelerimizde "Hititoloji" bölümüne özellikle Kürd gençleri rağbet etmektedir. Bunlardan birisinin "Bu bölümü niye seçtin? Ne işine yarayacak?" şeklindeki soruya "Ben, buraya atalarımın dilini öğrenmeye geldim" cevabını vermesi dikkat çekicidir. Esasen işin daha trajikomik yanı, Kürellerin ata sayısını 20'ye çıkarıp bilahare biraz tenzilatla on dört ataya düşürdükten sonra Medlerde karar kılmış ve "artık Medlerin bizim atalarımız olduğu kesinleşti!" demiş olmalarıdır.
Bir insanın birden fazla babası olmaz. Böyle bir şey, zaten eşyanın tabiatına da aykındır. Halkların da bir tek atası olur. Eğer aradaki zincir halkalarında kopukluk yoksa, yani bugünkü herhangi bir etnik grubun indiği önceki ata halkın kimden indiği, onun da kimden indiği muntazaman takip edilebiliyorsa, aynı soydan olmakla birlikte değişik adlar taşıyan, fakat aynı dili konuşan değişik isimli ataları olabilir. Ama tarihten birbiriyle ilgisi olmayan, dilleri ve dinleri farklı birkaç değişik halk aynı anda bir etninin atası olamaz. "Ben şuanda bı bölgede yaşadığıma göre, ata/anın da ancak vaktiyle bu coğrafyada yaşamış halklar olabilir" mantığıyla iran'ın belli bir bölgesinde, Kafkasya'da, Mezopotamya'da ve Anadolu'da binlerce yıl önce yaşayıp tarih sahnesinelen çekilmiş hiçbir temsilcisi kalmamış halhlan, aradan üç bin yıl geçtikten sonra, arkeolojik, lengüistik ve tarihi verilere dayanmadan, birbiriyle etnik akrabalığı olmayan etnik grupları ata ilan etmek için bir insanın ya deli olması lazım, ya da gözü dönmüş ırkçı bir Fanatik.
Kürtlerin bugün Orta Doğu'da sergiledikleri fanatizmin bir benzerini de Orta Asya'da Tacikler sergilemekte, yazdıkları tarihlerde Milattan önce ve sonrasında o bölgede yaşamış ne kadar halk varsa, türkler hariç, hepsini ata olarak göstermektedirler ki, bunların bazıları Kürtlerin sahiplendikleri atalarla aynıdır. Halbuki Tacikler de tıpkı Kürtler gibi tarihçilerin gözü önünde etnik temas noktalarında teşekkül etmiş karma bir etniktir.''