covent garden tube station'ı bir canavar ağzı olarak düşünürsek. bu istasyon devamlı surette dışarıya doğru insan püskürür. püskürülen insanlar sağa sola doğru dağılırlar mütemadiyen. bu arada metro girişinde bekleyen rickshaw'cı gençler müşteri kovalamaktadır. şöyle keriz bir ingiliz bulsam da covent gardendan marble arch'a kadar sağlam bir cukka yapsam hayali kurmaktadır.
tube'un hemen aşağısında hiphopçı gençlik, birbirinden garip figürlerle ilgi çekmeye çalışmakta, kitleyi orada tutmak için maksimum çaba sarfetmektedir. öte yandan eğer gündüzse kafelere, publara akşam saatleriyse tiyatroya-publara giden tekler, çiftler, gruplar dikkat çeker.
eğer büyük bir şehir atmosferi yaşamadıysanız bu manzara sizi büyüleyebilir, ancak daha önce hayatnızda en az bi kere cuma akşam üstü istiklal caddesi'nde * bulunduysanız bu manzara sizi o kadar da şaşırtmaz. sadece ortamın kalabalıklığı herkesin bir yerlere gidiyor oluşu, bağıra çağıra güle oynaya geçen insanların varlığı yaşama enerjisi verir size.