iyi ki kalp atışları uzaktan duyulmuyor diye sevinmektir.
en mantıklı ruh halinizde bile onun bulunduğu bir toplulukla muhattap olurken saçmalayacağını bilmektir.
uzaktan görünce bile karnında kelebeklerin, evet onlar gerçekten var, uçuşmasıdır.
bazen o kadar zeka kırıntısı kalmaz ki oturup online ışığını seyreder acaba bilgisayarda mı telefonda mı diye düşünür, mutlu olursunuz.
onu kendinizden başka biriyle görmeniz, onun başkasını sevme ihtimali felaketiniz olur, ağlarsınız. evet cidden bi de platonikseniz düşüne düşüne kendinizi ağlatabilirsiniz. zeka kırıntısı kalmaz demiştik.
amerikalı çocukların olduğu gibi, nedense bizim veletler yapmıyor öyle şeyler, adeta hayali arkadaşınız olur o. yemek yerken, yürürken, uyurken, uyanırken hep yanınızdaymış gibi. o hayali arkadaşa kafanızda olan bütün harika şeyleri yükler de yüklersiniz.
sonra bi şey olur, onun bir hareketine şahit olursunuz mesela. ya da tüm cesaretinizi toplar açılayım derken onun sizi zerre kadar umursamadığınızı görürsünüz. dünya başınıza yıkılır. aslında o olmayan hayali arkadaşınızla kalakalırsınız. bir süre sonra o da gider. işte sonra da hep o hayali arkadaşı ararsınız başka birilerinde.
ayrıca bu gözler aşık olunan kişinin yediği bisküvi kabını-pislik işte kaldırıp atmamış düşün yani mükemmelleşme oranını- alıp senelerce saklayan gördü.
aşk aptallıktır, ama çok yaşanılası bir aptallıktır sözlük. umarım bigün gerçekten yaşarız hepimiz, platonik değil.