akp tabanının kendisine farklı bir sevgi beslediği bir gerçek. hatta muhalif kesimin bile içten içe sempatiyle baktığı bir adammış. bu açıdan akplilerin dava dedikleri şeyin gönül bağında büyük bir yara açacaktır gidişi.
ismi, cismi bi kenara, işi buralara getiren çok daha önemli bir olgu var. gül'lere, lalelere rağmen o koltuğa getirilen, karizması etrafında teşkilatlanıp erdoğan ikinci plana atılmasın diye seçilen ismin bile arkasında bir teşkilat kurulup erdoğan'ı rahatsız edecek kadar ileri giden bir çatlak var akp içerisinde demek oluyor bu.
erdoğan'a koşulsuz biat eden bazı gazeteciler davutoğlu arkasında bir çeteleşmeden bahsediyorlar ufak ufak. ama davutoğlu çok ince, çok naif bir konuşma yaptı bugün ve bu saldırıların yolunu tıkamaya çalıştı. medyadaki tetikçilere kıyasla halkın çok daha sevip sahiplendiği bir isim davutoğlu.
bu gidişle parti içindeki çatlağın daha da derinleşmesi kaçınılmaz sanırım. belki sesleri çıkmayacak, budamalar olacak ama bu kanal hep devam edecek. kim derdi ki akp içerisinde cb'ye karşı bir teşkilat işletilsin, erdoğancılar, davutoğlu gibi istisnasız neredeyse her konuşmasında cb'yi yağlayan birine karşı bilensinler, çalışamaz hale getirsinler falan.
ne bok yenirse yensin, artık sikleyemiyoruz ama bu toplum adına korkunç bir şey var o da şu, sevgi, kardeşlik, gönül ilişkisi falan gibi türk-islam öğretilerini dile dolayıp icraata nefret, kin, ayrışma şeklinde uyarlayınca toplumda korkunç bir dejenerasyon meydana geliyor. bu değerler iyi veya kötü bu güne kadar bu toplumu ayakta tutmuş değerlerdi ve anlamsızlaştı. hırsızlar, tetikçiler, nefretle bakanlar kaldı, doğru dürüst, iyi niyetli olan şutlandı gibi bir tablo oluştu vicdanlarda. bu hal toplumu zehirler, bozar. yazık.