evrim teorisi veya evrim gibi kavramları kullanmak bence bu fikri açıklamada yetersizdir. o yüzden direk doğal seçilim demek daha mantıklıdır.
öncelikle, darwin den önce bu fikrin varlığına dair araştırmalar var, mesela türlerin çeşitliği üzerinden bir karşılaştırma, hatta bazı türlerin evrim geçirdiğini düşünen bile olmuş.
ancak üzerinde durulmayan yanı ise; akılsız olan doğanın nasıl seçim yapabileceğidir. o yüzden bu fikri açıklayan ve kanıtlayan kişi darwin oluyor.
iki açıklaması var, biri ortak ata fikri diğeri ise doğal seleksiyon( bu kavram çok önemlidir fikri anlamak için)
öncelikli olarak evrim nedir gibi bir tanım yaparsak; evrim, bir canlı popülasyonu içinde genlerde olan değişimdir, bu değişimler gen frekansını verir. bu farklılıklar ise birikerek sıçramalara neden olur ve değişim gözlemlenir.
şimdi bu kavramı böyle anlamak zordur. açmak lazım. evrim dediğiniz şey aslında akılsız genlerin ve akılsız doğanın nasıl türler ortaya koyduğunu ortaya koymaktır.
çok saçmalık dolu anlatımlar var. mesela bir türün hayatta kalması için evrim geçirmesi gerektiği fikri ve bunu dış özelliklerden okumak gibi.
evrim hani o maymun fotosundan sonra insana geçiş aşaması var ya, ha işte asla o değildir. bu algı tamamen saçmadır. ilk fikri olan ortak atadan başlayarak zaman içinde dallanarak oluşur bu türler.
iki kavram önemlidir, mutasyon ve doğal seçilim. mutasyon canlıların geninde olan hatalardır ancak bu hatalar öyle kötü şeyler çağrıştırmasın çünkü bu hatalar türlerin değişmesinin nedeni oluyor.
hepsini bir kaç örnek üzerinden anlatalım. mesela bakterilerin zararını önlemek için biz onları yok ederiz. ancak burada sıkıntı olan durum vardır. o da mutasyon kavramıdır. mesela a bakterisi var diyelim, biz bunu yok edecek antibiyotik ürettik, ancak bu bakteriler ürerken sadece a olarak kalmaz, mutasyon geçirerek farklılaşır. bu farklılaşma b bakterisini oluşturdu diyelim. sonra biz antibiyotiği aldık ve a bakterilerini yok ettik. bu sefer ortam b bakterilerine kalmış olur ve bu b bakterisi genini aktararak doğal seleksiyonla hayatta kalmış olur.
şimdi bu süreci iyi okumak lazım, a bakterisi beni yok edecekler değip mutasyon geçirmedi. b bakterisi de a bakterisinin yok olacağını görüp b ye dönüşmedi. yani rastgele olan mutasyonlar sonucu doğal seleksiyonla b bakterileri hayatta kalmış oluyor.
bu örnekte virüsler için de geçerlidir, her örnek için de geçerlidir. biz mesela bir virüsü yok ederiz ama bu sefer seneye farklı bir virüs bizi hasta eder. mesela grip buna örnektir. bunun nedeni de gene aynıdır, biz birini yok ederken o mutasyonlar geçirerek farklı şeyler olup karşımıza farklı türde çıkıyor.
neyse, mantıktan yola çıkarsak, evrim denilen şey rastgele mutasyonlar sonucu doğal seçilimle yapılan elemeyle o an olanın ( uygun olanın) hayatta kalması ve neslini aktarmasıdır.
burada akıllı bir tasarım olmaması ve akılsız varlıkların nasıl neslini ileri aktardığı önemlidir. evrim geleceği öngörmez ve gen aktarımı hata barındırır, bu hataların veya var olanın doğaya o an uygunluğu o varlığın devamını sağlar. ancak varlık, değişen doğa şartlarını farkına varıp var olmak için gidip evrim geçirmez. bu yüzden evrimde bir öngörü ve mantık yoktur. hani mesela celal şengör de anlatıyor mesela, insan yerde kalıyordu önünü göremiyordu, ayağa kalktı ve böylece biz ayağa kalmış olduk. bu anlatımın da evrimle uzaktan yakından ilişkisi olamaz. o zaman zürafaların uzaklara boynu uzanmıyordu, uzatmayı denediler ve boyunları uzadı demeyi de kabul etmek zorunda oluruz ki evrim bu olamaz. şöyle olabilir; ayağa kalmak o anki doğa şartlarından hayatta kalmak için gerekli koşuldur, genlerde değişim olmuştur, o değişimler insanı ayağı kaldırmıştır, kalkamayanlar elenmiştir, kalkanlar neslini aktarmıştır, böylece nesil ayakta kalmaya doğru evrilmiştir. bu mantık olabilir. ( doğrudur, açıklama budur demiyorum ama diğeri kesinlikle evrimle alakalı değil)
bunu demek, ben kolumu kesip birleştim biriyle o halde çocuğumda bir kolu olmadan doğacak. aynı mantık, neyse.
bu çok daha uzun yerlere çıkar,ben teistlere geleceğim; teistlerin mesela dediği gibi insanın ortaya çıkışı ya da insan halini alışı, bir planlanmış tasarı, önceden düşünülmüş bir yaratılma ve kendi dışında bir açıklama isteyen bir olay değildir. bu kavram insanın da bir hata ürünü olduğunu ve o anların etkisinde süreklilik içinde genetik farklılıklara uğrayarak ortaya çıktığını ortaya koyar.
işte bu mantık önemlidir, akıllı tasarımcıların dediği gibi her şey programlı falan değildir, tasarlanmış ve belli bir hedefi olan bir yaratılma değil. rastgele oluşumlarla anlık kararlarla türler evrimleşir. ( ve kendi dışında bir açıklamaya ihtiyaç duymaz)
ikincisi ise ortak ata fikridir ki, bu da zaten neden insanlar maymun olmuyor kafasının anlamaktan güçlük çekeceği şeydir. darwinin fikirlerinden önce genel kabul, türlerin bir anda ve ayrı ayrı yaratıldığıydı. oysa darwin, buna da şu cevabı vermiştir: hayır türler bir anda ayrı ayrı değil, uzun bir süreç boyunca aynı yerden çıkarak zamanla dallanarak oluşmuştur.
darwin i öne çıkaran şeyler bu fikirler ve bu fikirleri ortaya koyup kanıtlayan darwin dir. hatta bunu genetik bilimi olmadan yapmıştır kendisi. ( bu ne demek? ) bugün dna dan kodları okuyarak insanlar neyle neyin bağlantılı olduğunu hiç saha araştırması yapmadan bulabilecek güçtedir. ( tabi kanıtlamak için sahaya girip somut kanılar sunması gerekiyor o ayrı)