öğretmenlerin veliler üzerindeki etkisi

entry4 galeri
    1.
  1. öğretmenlerin, öğrenci aileleri üzerindeki kimi zaman pozitif kimi zamansa tamamen negatif olabilen etkileridir.

    veli toplantılarından ağlayarak çıkan nice anneciklere şahit oldu bu hüzünlü gözlerim. benim üzerimde yaratılan etkinin boyutu ise tamamen farklı oldu.

    bu sabah kızımı okula bırakıp ofise geçeceğim standart günlerden birisiydi. Kızım koridorda görünmez olana kadar bekledim ve tam ayrılacağım sırada bir bayan yanıma yaklaşarak;

    "siz x'in annesi misiydiniz?" dedi
    "evet, siz kimsiniz?".

    kendisini henüz tanıtmadan birisinin bana soruyu sormasına gerildim.

    neyse soran kişi kızımın
    ingilizce öğretmeniymiş.
    klasik merhabalaşma
    ve gülümseme seansının
    ardından can alıcı bölüm başladı:

    "sizinle denk gelemiyorum ancak anneannesiyle sık sık görüşebiliyoruz" dedi öğretmen.

    yoğun çalışmam sebebiyle, kızımın velisi olma görevini annemin üstlendiğini ve takibini bu şekilde yaptığımızı söyledim.

    "görüşmek istediğiniz özel bir konu varsa görüşelim elbette." dedim.

    "var tabiiii" dedi.

    "arzu ederseniz bir gün belirleyelim çünkü ofise geç kalacağım" dedim.

    aslında tümör tedavisi görüyorum
    ve ilaçlarımı doğru zaman diliminde
    almam hayati önem arz ediyor.
    ama hiç tanımadığım bir insana
    (kızımın öğretmeni bile olsa)
    kanser tedavisi gördüğümü söylemek
    işime gelmediğinden geç kalacağımı bahane ettim.

    sanki geç kalıyorum dememişim öğretmen konuşmaya devam etti.

    kızımın akademik olarak donanımının kısıtlı olduğunu söyledi. tüylerim diken diken oldu.

    "akademik donanımı olması gereken kişiyi karıştırdınız sanırım" dedim. oha bebe lan daha benim kızım. kadın akademik donanım falan dedi şaşırdım kaldım.

    "kızım ilköğretim öğrencisi.
    eğitmek öğretmek değil
    tamamen eğitim alma
    amacıyla burada" dedim kendisine kibarca.

    duymamazlıktan geldi devam etti konuşmaya;

    "sınav yaptım mesela dün" dedi "yani süper değildi durumu kızınızın."

    "süper olması beklentisi içinde değilim, o sınava bizzat ben çalıştırdım. anne olarak önceliğim kızımın mutlu ve sağlıklı bir çocuk olması, yüksek notlar alması değil" dedim.

    son kurduğum cümlede enerjimin tamamen tükendiği noktadaydım. stresten konuşma sırasında burnum kanamaya başladı. kızımın yeterli akademik donanımı olmayışına ve sınavlarının süper olmayışına istinaden öneriniz nedir dedim? öyle ya böylesine bir tespit yapmışken bir önerisi de olmalıydı.

    "yani işte bu çocuklar heeeep böyle.
    çanta gibi okula gelip gidiyorlar.
    sadece güvenli bir yer
    diye sizlerde bırakıp atıp gidiyorsunuz" dedi.

    işe yarar tek bir öneri, çözüm yöntemi dahi sunamayan bu öğretmene daha fazla tahammül edecek şartlarda olmadığımdan "müsaadenizle gitmek zorundayım" dedim ve "iyi günler dilerim" dedim.

    planlamadığım ve sadece birisinin kendi bireysel değerlendirme kriterlerine (evladımın mutlu ve sağlıklı olması benim kriterim, onun kriteri süper notlar alması) göre evladımı eleştiriyor olması, (ki eleştiriyi severim ama salt eleştiri sadece moral bozar, öz güveni zedeler ve amacı saptırır bana göre.) beni morale en fazla ihtiyaç duyduğum şu günlerde çok olumsuz etkiledi. anlayacağınız üzere hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınızı etkileyebiliyor öğretmenlerle yaşadığınız diyaloglar.

    neyse acaba diyorum yarın gidip görüşsem mi a canlar?

    bilmiyorum arkadaşlar kafam karışık açıkçası bu konuda uzman kişilerden bilgi rica edeceğim. kafamda kaynar kazanlık sorular;

    öğretmenlerin, öğrenciler hakkında sadece şikayetlerde bulunuyor olmaları doğru mudur?
    yoksa bir öğretmen tespit ettiği soruna yönelik çözüm yöntemi olan kişi de olmalı mıdır?
    ayak üstü dedikodu yapar gibi evladımı bana çekiştirmesi yasal olarak uygun mudur? etik midir?
    bir ilköğretim öğrencisinin akademik donanımı neyin nesidir?
    evladımın mutlu ve sağlıklı olmasını iyi notlar almasından daha fazla önemli diye bu beni manyak anne mi yapar?

    eğer haklıysam gidip maksimum çirkefleşeceğim. he değilsem üzerime hala düşen görevler varsa kendimi biraz daha sorgulayacağım. siz olsanız ne yapardınız?
    4 ...