schindler s list

entry328 galeri
    51.
  1. yönetmenliğini steven spielberg'ün yaptığı, yazar thomas keneally'e ait dram ve savaş konulu romandan uyarlama olan 1993 yapımı film. başrollerinde ise oskar schindler rolüyle liam neeson, itzhak stern rolüyle ben kingsley ve amon goeth rolüyle de ralph fiennesyer almaktadır.
    şimdi bu sıraladığım eserin künyesi hakkında genel bilgiler içeren birkaç satır idi. lakin bahsettiğim şaheserin, bu anlatımlardan çok daha fazlasına ihtiyacı vardır. çünkü bu film, ciddi övgü ve beğenileri hak ettiğini düşündüğüm bir filmdir.
    ilk olarak filmin konusu hakkında bir genel bilgi vermek gerekirse;
    film yahudi kıyımının gerçekleştiği bir savaş döneminde ilk önceleri olanların içinde bulunmayan, olaya sadece tüccar zihniyetiyle yaklaşıp, işinin gereği olarak kap kacak satma derdindeki oscar schindler'in gerçeklerle kayıtsız kalamayıp vicdanıyla verdiği savaşı konu ediyor.
    film 200 dakika boyunca fonda şahane jhon williams müzikleri ile siyah beyaz bir şekilde akıp gidiyor. filmin bu bilinçli siyah - beyaz seçiminde bir tek renk vardır aklınızda kalan. o da kırmızı paltolu küçük bir yahudi kızının kan kırmızı rengidir. bu mühim ayrıntı bile yönetmen steven spielberg'ün dahiyane zekasını yeterince ortaya koymaktadır.
    bu filmi bir tür yahudi propagandası şeklinde değerlendirmek elbette olasıdır. lakin bana kalırsa hiç adil değildir. çünkü bu film acımasızca katledilmiş yahudiler ve sadist, insanlıktan çıkmış nazilerin bir savaşı olarak görülmemelidir. bu film insanlığı anlatmaktadır. insan insana bunu yapar mı onu sorgulatmaktadır. bu nedenle bana kalırsa izlenirken din, ırk ya da ideolojilerin, politik görüşlerin, siyasi tüm bakış açılardan sıyrılarak izlenilmesi gerekir. işte ancak böyle bir göz ile izlenildiğinde film istediği amaca ulaşmaktadır.
    şimdi buradan sonra yazacaklarım fena halde spoiler içermektedir. ondan sonra vay efendim ben bilmiyordum, vay efendim ben görmedim demeyiniz rica ederim.

    --spoiler--
    film elbette bir savaşı konu edindiği için baştan sona vurucu sahnelere sahip. bu filmde ben özellikle askerlerin o ölüm katılığındaki soğukkanlılıklarının işlenişine hayran kaldım. özellikle bir ss subayının hiçbir anlamı olmaksızın evinden oyun oynar gibi eline tüfeğini alıp bir bir yahudileri vurması bunu gayet iyi bir şekilde örnekler nitelikte.
    filmde arada bir görünen kan kırmızı rengindeki küçük kıza hiç deyinmeyeceğim bile. o bu filmin belki de en vurucu öğesidir zaten.
    onun dışında filmin finali de oldukça muazzamdır. oscar schindler'in içimizi yakarak "bir kişi daha kurtarabilirdim" haykırışları unutulacak gibi değildir.
    her şeyin sonunda film siyah beyaz fonundan çıkıp renkli bir halde yahudi geleneği gereği schindler yahudilerinin oscar schindler'in mezarına taş bırakıp geçmeleri de ayrı bir duygu fırtınasına sokar insanı.
    --spoiler--

    bu film daha öncede dediğim gibi tüm ideolojilerden, siyasi düşünce ve fikirlerden, dinden, ırktan kendinizi soyutlayarak izlenilmesi gereken bir başyapıttır. çünkü ancak bu şekilde filmin esas mesajına ulaşılabilmektedir. lütfen oturunuz ve bu filmi izleyiniz. evet, içiniz sıkılacak canınız yanacaktır. 200 dakikanın sonunda kendinizi sağlam bir tokat yemiş gibi hissedeceksiniz. çünkü her şeyin ötesinde bu filmde anlatılanların hepsinin tarihte yaşanmış gerçekler olduğu sizi yıkacak. lakin bu lazımdır. sormak, sorgulamak için bu lazımdır. lütfen izleyiniz, izlettiriniz.
    4 ...